Kilis’te limited şirket kuruluşu nasıl yapılır?
Limited şirket kuruluşu, bir veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin bir ticaret unvanı altında iktisadi amaçlarla bir araya gelerek belirli bir sermaye ile tüzel kişilik kazanmasını sağlayan kapsamlı bir hukuki süreçtir. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulan bu şirket türünde, ortakların sorumluluğu kural olarak taahhüt ettikleri esas sermaye payları ile sınırlıdır. Bu yapı, hem küçük ve orta ölçekli işletmeler hem de kurumsal hedefleri olan girişimciler için esnek ve güvenli bir ticari çatı oluşturmaktadır.
Kilis ilinde yeni bir ticari faaliyete başlamak, mevcut işini kurumsal bir kimliğe kavuşturmak veya ortaklı bir yapı inşa etmek isteyen girişimcilerin hukuki prosedürleri eksiksiz tamamlaması gerekir. Ticari unvanın belirlenmesinden şirket sözleşmesinin hazırlanmasına, ticaret sicili tescilinden vergi dairesi işlemlerine kadar her aşama belirli kanuni şekil şartlarına tabidir. Bu rehberde, şirket türünün yasal niteliklerini, başvuru evraklarını, aşama aşama tescil sürecini, karşılaşılabilecek riskleri ve dikkat edilmesi gereken usul kurallarını ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
Limited Şirket Nedir ve Hukuki Niteliği Nasıldır?
Limited şirket, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde düzenlenen, bir veya daha fazla gerçek ya da tüzel kişi tarafından kurulan ve esas sermayesi belirli olan bir sermaye şirketi türüdür. Kanun gereğince ortak sayısı en fazla elli olabilmektedir. Şirketin tüzel kişiliği, ticaret siciline tescil ile birlikte doğar ve bu andan itibaren şirket kendi adına haklar kazanabilir, borçlar altına girebilir ve yargı organları önünde taraf ehliyetine sahip olur. Ortaklar, şirketin kamu borçları dışındaki ticari borçlarından doğrudan doğruya sorumlu tutulamaz; sorumlulukları yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payı tutarıyla sınırlıdır.
Şirketin temel yapısını belirleyen en önemli unsur, ortakların ortak iradesiyle hazırlanan şirket sözleşmesidir. Şirket sözleşmesi; şirketin unvanını, merkezini, amaç ve konusunu, esas sermaye miktarını, payların nominal değerlerini ve idare şeklini açıkça içermek zorundadır. Kanun koyucu, limited şirketlerin kanunen yasaklanmamış her türlü iktisadi amaç ve konu için kurulabileceğini öngörmüştür. Sigortacılık veya bankacılık gibi bazı özel faaliyet alanları kanun gereği münhasıran anonim şirket olarak kurulmak zorunda olduğundan, limited şirketlerin faaliyet alanının mevzuata uygun biçimde belirlenmesi şarttır.
Yönetim ve temsil yetkisi bakımından limited şirketlerde en yetkili karar organı genel kurul, yönetim ve temsil organı ise müdür veya müdürler kuruludur. Ortaklar arasından en az bir kişinin müdürlük görevini üstlenmesi yasal bir zorunluluktur; bununla birlikte ortak olmayan üçüncü kişiler de şirket sözleşmesiyle veya genel kurul kararıyla müdür olarak atanabilir. Temsil yetkisine sahip müdürler, şirketi üçüncü kişilere, idari kurumlara ve yargı mercilerine karşı temsil eder ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altındadır.
Kamu borçları bakımından ortakların ve kanuni temsilcilerin sorumluluğu özel bir düzenlemeye tabidir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca, limited şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen vergi ve prim gibi kamu borçlarından şirket müdürleri tüm mal varlıklarıyla sorumludur. Ortaklar ise şirketten tahsil imkânı kalmayan kamu alacaklarından, taahhüt ettikleri sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumlu tutulmaktadır. Bu nedenle şirket yönetimi ve sermaye yapısı kurgulanırken bu ayrımın hukuki sonuçları titizlikle değerlendirilmelidir.
Limited Şirket Kuruluşu İçin Temel Yasal Şartlar
Hukuki geçerliliğe sahip bir limited şirket kuruluşu gerçekleştirebilmek için Türk Ticaret Kanunu ile belirlenen kurucu unsurların ve asgari şartların yerine getirilmesi zorunludur. İlk şart, kurucu iradenin varlığıdır; kanun tek kişilik limited şirket kuruluşuna açıkça izin vermektedir. Dolayısıyla tek bir gerçek veya tüzel kişi de bu şirketi kurabilir, ilerleyen süreçte ortak sayısı kanuni üst sınır olan elliye kadar çıkarılabilir. Kurucuların fiil ehliyetine sahip olması, kısıtlı bulunmaması ve ticaret yapmaktan yasaklı olmaması gerekir.
Sermaye şartı, kuruluşun temel dayanaklarından bir diğeridir. Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca limited şirketler için belirlenmiş bir asgari esas sermaye tabanı bulunmaktadır. Şirket ortaklarının koymayı taahhüt ettiği sermaye, mevzuatla öngörülen kanuni asgari tutardan az olamaz. Sermaye olarak nakit para getirilebileceği gibi, üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya tedbir bulunmayan, devredilebilir ve nakden değerlendirilebilir her türlü ayni değer de sermaye olarak taahhüt edilebilir. Ayni sermaye konulması durumunda, asliye ticaret mahkemesi tarafından atanan bilirkişiler aracılığıyla değer tespiti yapılması ve tescil sürecine bu raporun eklenmesi zorunludur.
Şirket unvanının belirlenmesi de belirli kanuni ilkelere tabidir. Ticaret unvanı, çekirdek bölüm ile faaliyet konusunu ve şirket türünü gösteren eklerden meydana gelir. Seçilen unvanın, Türkiye genelinde daha önce başka bir tacir tarafından tescil ettirilmemiş olması ve yanıltıcı nitelik taşımaması gerekir. Unvanın tescilli olup olmadığı MERSİS sistemi üzerinden sorgulanmalı, iltibas yaratacak benzerliklerden kaçınılmalıdır. Aksi takdirde haksız rekabet hükümleri kapsamında unvanın terkinine yönelik davalarla karşılaşılabilir.
Ayrıca şirketin fiili ve yasal bir tebligat adresinin bulunması gerekir. Şirket merkezi, sözleşmede belirli bir il ve ilçe sınırları dâhilinde gösterilir. Açık iş yeri adresi, mülkiyeti ortaklara ait bir taşınmaz olabileceği gibi kira sözleşmesiyle tutulmuş bir iş yeri veya mevzuata uygun sanal ofis sözleşmesine dayalı bir adres de olabilir. Ticari faaliyetin niteliğine göre iş yeri açma ve çalışma ruhsatı gerekliliklerinin gözetilmesi, kuruluş sonrasındaki faaliyetlerin kesintiye uğramaması adına büyük önem taşır.
Adım Adım Limited Şirket Kuruluşu Süreci
Şirket tüzel kişiliğinin kazanılması, kanunda öngörülen sıralı ve birbirine bağlı idari ve hukuki aşamaların tamamlanmasını gerektirir. Sürecin her adımında usul kurallarına tam uyum sağlanması, olası tescil retlerinin ve gecikmelerin önüne geçer. Limited şirket kuruluşu süreci temel olarak şu aşamalardan oluşur:
- Sözleşmenin MERSİS Üzerinden Hazırlanması: Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) üzerinden şirketin unvanı, amacı, adresi, ortaklık payları ve yetkilileri sisteme girilerek ana sözleşme taslağı oluşturulur. Sistem üzerinden alınan potansiyel vergi kimlik numarası ile sonraki resmi adımlar yürütülür.
- Sözleşmenin Onaylanması ve İmza Beyanları: Hazırlanan şirket sözleşmesi, ticaret sicili müdürlüğü huzurunda veya yetkili noter aracılığıyla ortaklar tarafından imzalanır. Şirketi temsil edecek müdürlerin ticaret sicili memuru veya noter huzurunda imza beyannamesi düzenlemesi sağlanır.
- Rekabet Kurumu Payının Yatırılması: Türk Ticaret Kanunu ve ilgili rekabet hukuku mevzuatı uyarınca, taahhüt edilen toplam sermayenin on binde dördü tutarındaki yasal pay, Rekabet Kurumu adına ilgili banka hesabına veya ticaret sicili veznesine ödenir.
- Sermayenin Bloke Edilmesi veya Ödeme Planının Belirlenmesi: Mevzuat uyarınca nakdi sermayenin tamamının veya bir kısmının tescilden önce bankaya bloke edilmesi gerekip gerekmediği, yürürlükteki kanun hükümlerine göre belirlenir. Kalan payların ödeme süresi ise şirket sözleşmesinde belirlenen takvim doğrultusunda, tescili izleyen azami yasal süre içinde tamamlanır.
- Ticaret Sicili Müdürlüğüne Başvuru ve Tescil: Kuruluş bildirimi, dilekçe, sözleşme, imza beyannamesi ve diğer kanuni eklerle birlikte yetkili ticaret sicili müdürlüğüne fiziki veya sistem üzerinden müracaat edilir. Evrakların incelenmesinin ardından şirket tescil edilir ve tüzel kişilik kazanır.
- Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde İlan: Tescil edilen hususlar, ticaret sicili müdürlüğü tarafından re’sen Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmek üzere gönderilir. Bu ilan ile şirketin kuruluşu üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder.
- Yasal Defterlerin Tasdiki ve İlgili İdare Bildirimleri: Yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter defteri, pay defteri ve genel kurul müzakere defteri gibi kanuni defterler ticaret sicili veya noter tarafından açılış tasdikine tabi tutulur. Tescil bildirimi, sicil tarafından ilgili vergi dairesine ve Sosyal Güvenlik Kurumuna elektronik ortamda aktarılır.
Bu sıralı aşamaların tamamlanmasının ardından şirketin fiilen faaliyete geçebilmesi için vergi dairesi tarafından gerçekleştirilecek yoklama sürecinin beklenmesi gerekir. Vergi dairesi denetmenleri, bildirilen iş yeri adresinde fiili bir faaliyetin bulunup bulunmadığını kontrol ederek yoklama fişi düzenler. Bu işlemin ardından şirket vergi levhasını sistem üzerinden alarak fatura düzenleme ve banka hesapları açma yetkisine kavuşur.
Kilis’te Limited Şirket Kuruluşu Aşamaları ve Ticaret Sicili İşlemleri
Kilis ilinde ticari faaliyette bulunmak isteyen yatırımcılar ve işletmeler için ticaret sicili işlemlerinin yürütüldüğü yetkili merci Kilis Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde faaliyet gösteren Kilis Ticaret Sicili Müdürlüğü’dür. Şirket merkezinin bu il sınırları içinde yer alması durumunda tüm sicil işlemleri, tescil talepleri ve sözleşme onayları Kilis Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde yürütülür. Yetki sınırları kanunla çizilmiş olan bu müdürlük, sunulan belgelerin mevzuata uygunluğunu incelemekle görevlidir.
Bölgesel koşullar ve 6 Şubat depremleri sonrasında ticaret hayatının canlandırılması amacıyla tesis edilen idari düzenlemeler, tescil süreçlerinde esneklik ve teşvik uygulamaları getirebilmektedir. Afet bölgesinde yer alan illerde girişimcilerin ticari faaliyetlerine hızla başlayabilmesi için dijital kanallar üzerinden işlemlerin yürütülmesi kolaylaştırılmıştır. Bu çerçevede Kilis sınırlarında kurulacak şirketlerin tescil süreçlerinde, mevzuatın tanıdığı usuli kolaylıklardan ve ilgili kalkınma desteklerinden faydalanılması mümkündür.
Başvuru aşamasında Kilis Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne sunulması gereken evrakların eksiksiz olması sürecin kısa sürede neticelenmesini sağlar. Gerekli evraklar genel olarak şu şekilde sıralanır:
- Yetkili organlarca imzalanmış ve MERSİS üzerinden oluşturulmuş tescil talep dilekçesi,
- Kurucuların imzalarını içeren, usulüne uygun onaylanmış şirket sözleşmesi,
- Şirketi temsile yetkili kılınan müdürlerin şirket unvanı altında düzenlenmiş imza beyannameleri,
- Ortak olmayan müdür ataması varsa bu kişilerin görevi kabul ettiğine dair açık kabul beyanı,
- Rekabet Kurumu payının ödendiğini gösteren makbuz veya dekont,
- Ayni sermaye konulmuşsa mahkemece onaylanmış bilirkişi değerleme raporu ve ayni hakların devrine dair belgeler,
- Tüzel kişi ortak bulunması halinde ilgili tüzel kişinin yetkili organ kararının aslı veya onaylı sureti,
- Oda kayıt beyannamesi ve varsa yetkilendirme vekâletnamesi.
Belgelerin teslimi sonrasında sicil memurları kanuni incelemeyi gerçekleştirir. İnceleme neticesinde şirket sözleşmesinde emredici kanun hükümlerine aykırılık tespit edilmezse tescil işlemi tamamlanır. Sicil tasdiknamesi düzenlenerek şirket yetkilisine teslim edilir ve şirket hukuken üçüncü kişilere karşı bağımsız bir hak süjesi haline gelir.
Kuruluş Sürecinde Görevli Kurumlar ve Karşılaştırmalı Süreç Tablosu
Kuruluş prosedürü, sadece ticaret sicili ile sınırlı kalmayıp vergi idaresi, sosyal güvenlik teşkilatı ve ilgili meslek odalarını kapsayan çok paydaşlı bir süreçtir. Her bir kurum nezdinde yapılması gereken işlemler ve yasal yükümlülükler belirli mevzuat kurallarına tabidir. Sürecin gecikmeksizin yürütülmesi, kurumlar arasındaki bildirim akışının doğru takip edilmesine bağlıdır.
Aşağıdaki tabloda, şirketin faaliyete geçiş aşamaları, başvurulan yetkili kurumlar ve yerine getirilmesi gereken temel hukuki işlemler özetlenmiştir:
| İşlem Aşaması | Yetkili Kurum / Merci | Yapılan Hukuki İşlem | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|---|
| Sözleşme Hazırlığı | MERSİS / Ticaret Bakanlığı | Ana sözleşmenin oluşturulması ve unvan kontrolü | Türk Ticaret Kanunu m. 575 vd. |
| İmza ve Onay | Ticaret Sicili Müdürlüğü / Noter | Kurucu imzaları ve imza beyannamelerinin tasdiki | Ticaret Sicili Yönetmeliği |
| Yasal Fon Ödemesi | İlgili Banka / Rekabet Kurumu | Sermayenin on binde dördü tutarındaki fonun yatırılması | 4054 sayılı Kanun m. 39 |
| Tescil ve İlan | Ticaret Sicili Müdürlüğü | Tüzel kişilik kazanılması ve sicil gazetesinde ilan | Türk Ticaret Kanunu m. 585-588 |
| Mükellefiyet Tesisi | Yetkili Vergi Dairesi | İşe başlama bildirimi ve adres yoklaması | Vergi Usul Kanunu m. 153 vd. |
| İş Yeri ve Çalışan Bildirimi | Sosyal Güvenlik Kurumu | İş yeri tescili ve sigortalı bildirimleri | 5510 sayılı Kanun m. 8-11 |
Kurumlar arasındaki elektronik entegrasyon sayesinde ticaret sicili tescili ile birlikte vergi ve sosyal güvenlik kayıtları otomatik olarak başlatılmaktadır. Buna rağmen mükellefiyet türlerinin doğru seçilmesi, defter tutma usullerinin belirlenmesi ve yoklama sürecinin takip edilmesi bakımından mükellefin doğrudan yapması gereken yükümlülükler devam etmektedir.
Şirket Kuruluşunda Sık Yapılan Hatalar ve Hukuki Riskler
Girişimcilerin kuruluş esnasında karşılaştığı en büyük aksaklıklar, matbu ve tek tip şirket sözleşmelerinin somut ticari hedeflere uyarlanmadan kabul edilmesinden kaynaklanır. Ortakların hak ve yükümlülüklerini, kâr dağıtım esaslarını, hisse devir kısıtlamalarını veya çıkma şartlarını düzenleyen özel maddelerin şirket sözleşmesine dâhil edilmemesi, ilerleyen dönemlerde ortaklar arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarda telafisi güç zararlar doğurabilmektedir. Özellikle pay devirlerinde genel kurul onayının sınırlandırılması veya genişletilmesi gibi hususlar sözleşme aşamasında dikkatle ele alınmalıdır.
Bir diğer yaygın hata, temsil ve ilzam yetkilerinin sınırlarının belirsiz bırakılmasıdır. Şirket müdürlerinin müştereken mi yoksa münferiden mi şirketi borçlandırabileceği, banka işlemleri veya taşınmaz alım satımlarında belirli parasal sınırlamaların bulunup bulunmadığı ticaret siciline açıkça tescil edilmelidir. Yanlış veya eksik yapılan yetkilendirmeler, şirket tüzel kişiliğinin istenmeyen borç yükleri altına girmesine ve müdürlerin şahsi tazminat sorumluluklarının doğmasına yol açabilir.
Faaliyet konusunun çok geniş veya hukuka aykırı tutulması da tescil aşamasında ret kararı verilmesine yol açabilir. Şirketin ana sözleşmesinde yazılı olmayan faaliyetleri icra edemeyeceği algısı güncel ticari mevzuatta yumuşatılmış olsa da kamu düzenini ilgilendiren, özel izin gerektiren veya ruhsata tabi alanların sözleşmede net şekilde tarif edilmemesi denetimlerde idari yaptırımlara sebep olabilir. Lisans, ruhsat veya izin şartı öngörülen sektörlerde ana sözleşmenin ilgili mevzuat normlarına uygun kurgulanması zorunludur.
Ayrıca kamu alacakları karşısında müdürlerin ve ortakların yasal sorumluluğunun hafife alınması sıklıkla karşılaşılan bir risktir. Şirketin vergi borçları ve çalışanların sigorta primleri vadesinde ödenmediğinde, vergi daireleri doğrudan temsilcilerin kişisel hesap ve taşınmazlarına haciz uygulayabilmektedir. Şirket organlarında yer alacak kişilerin hukuki statüleri belirlenirken mali ve cezai sorumluluklar göz önünde bulundurulmalıdır.
Kilis İlinde Yaşanan Bir Örnek Olay İncelemesi
Kilis ilinde tarımsal ürünlerin işlenmesi ve toptan ticareti alanında faaliyet göstermek üzere bir araya gelen iki girişimci, yerel pazarda kurumsallaşmak amacıyla limited şirket kuruluşu kararı almıştır. Girişimciler, internet üzerinden edindikleri standart bir ana sözleşme taslağını kullanarak sermaye paylarını eşit olarak belirlemiş ve her iki ortağı da müşterek temsil yetkisine sahip şirket müdürü olarak tayin etmiştir. Ancak sözleşmede, ortaklardan birinin çekilmesi veya anlaşmazlık halinde karar alınamaması durumunda ne yapılacağına dair hiçbir özel hüküm düzenlenmemiştir.
Şirket tescil edildikten sonra ortaklardan biri, şirketin banka hesaplarını kullanmak ve ürün tedarik sözleşmelerini imzalamak istemiş, ancak ticaret sicilinde yetkinin “müşterek” tescil edilmiş olması sebebiyle her işlemde diğer ortağın da hazır bulunması zorunluluğu doğmuştur. Ortaklar arasında kısa süre sonra ticari strateji konusunda fikir ayrılıkları başlamış, ortaklardan biri imza atmaktan imtina ederek ticari işlemlerin tamamen durmasına yol açmıştır. Kilis sınırları içerisindeki faaliyetlerini durma noktasına getiren bu kilitlenme hali, şirketin sözleşmelerini ifa edememesine ve tazminat talepleriyle karşılaşmasına sebebiyet vermiştir.
Bu olayda, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca şirket sözleşmesine özel yönetim mekanizmaları, belirli parasal limitlere kadar münferit yetki kuralları veya kilitlenme hallerini çözecek arabuluculuk ve tahkim şartları eklenmiş olsaydı ticari faaliyet sekteye uğramayacaktı. Yaşanan bu somut kriz, şirket ana sözleşmesinin henüz tescil aşamasındayken ortakların ticari beklentilerine ve olası uyuşmazlık senaryolarına uygun olarak bir hukukçu gözetiminde titizlikle tasarlanmasının hayati önemini göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Limited şirket kurmak için kaç ortak gereklidir?
Türk Ticaret Kanunu uyarınca limited şirketler tek bir gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulabilir. Kanun aynı zamanda en fazla elli ortağa kadar izin vermektedir; ortak sayısının elliyi aşması durumunda şirketin anonim şirkete dönüştürülmesi zorunluluğu doğar.
Şirket borçlarından dolayı ortakların şahsi mal varlığı haczedilebilir mi?
Ortaklar, şirketin üçüncü kişilere olan ticari borçlarından dolayı şahsi mal varlıklarıyla sorumlu tutulamazlar, yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payı kadar sorumludurlar. Ancak şirketin ödenmeyen vergi ve sigorta primi gibi kamu borçlarından dolayı ortaklar, sermaye payları oranında şahsi mal varlıklarıyla sorumludur.
Limited şirket kuruluşunda nakdi sermayenin tamamının peşin ödenmesi şart mıdır?
Taahhüt edilen nakdi sermayenin tescilden önce ödenmesi gereken yasal kısmı mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Geriye kalan sermaye taahhüdü ise şirket sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça tescili takip eden azami yasal süre içinde ortaklarca ödenir.
Şirket müdürünün ortaklar arasından seçilmesi zorunlu mudur?
Ortaklardan en az birinin şirketi yönetim ve temsil yetkisine sahip müdür olarak belirlenmesi kanunen zorunludur. Bununla birlikte ortaklar kurulunun kararıyla ortak olmayan üçüncü kişiler de şirket müdürü olarak atanabilir ve yetkilendirilebilir.
Şirket unvanı belirlenirken nelere dikkat edilmelidir?
Unvanın Türkiye genelindeki ticaret sicili kayıtlarında daha önce tescil edilmemiş olması, faaliyet konusunu içermesi ve yanıltıcı nitelikte bulunmaması gerekir. Seçilen unvanın MERSİS sistemi üzerinden kontrol edilmesi ve fikri mülkiyet uyuşmazlıklarını önlemek adına tescilli markalarla benzerlik taşımaması büyük önem taşır.
Sonuç
Bir ticaret şirketi kurmak, yalnızca idari evrakların teslim edilmesinden ibaret bir süreç değil, gelecekteki ticari riskleri ve hakları şekillendiren hukuki bir temeldir. Girişimcilerin ortaklık yapısını, sermaye taahhütlerini, kâr paylaşımını ve temsil yetkilerini en baştan dengeli ve öngörülü bir sözleşmeyle belirlemeleri gerekir. Başarılı bir limited şirket kuruluşu, ileride ortaya çıkabilecek yönetimsel kilitlenmelerin, haksız fesih taleplerinin ve şahsi sorumluluk davalarının önündeki en güçlü hukuki kalkandır.
Şirket sözleşmesinin hazırlanması, MERSİS kayıtlarının yapılması, ticaret sicili tescili ve vergi dairelerindeki mükellefiyet aşamaları kanuni süre ve usullere sıkı sıkıya bağlıdır. Bu süreçlerde yapılabilecek usuli bir eksiklik, tescil talebinin reddedilmesine, cezai şartlarla karşılaşılmasına veya ortakların telafisi güç maddi kayıplar yaşamasına zemin hazırlayabilir. Şirket kuruluşundan organ kararlarının alınmasına kadar her adımın mevzuata uygun biçimde yürütülmesi amacıyla sürecin alanında deneyimli bir avukatın rehberliğinde tamamlanması tavsiye edilir. Avukatlar Türkiye’nin her ilindeki dosyaları takip edebildiğinden, Kilis ilindeki bu tür uyuşmazlıklarda Gaziantep Koluman Tower’daki Büyük Hukuk Bürosu’ndan da hukuki destek alınabilir.
Büyük Hukuk Bürosu Hakkında
Gaziantep Koluman Tower’da bulunan Büyük Hukuk Bürosu, 15 yıldan fazla deneyimi ile çeşitli hukuki alanlarda profesyonel hizmetler sunmaktadır.
Çalışma Alanlarımız
- Ticaret ve İş Hukuku
- Şirketler Hukuku
- Emlak ve Gayrimenkul Hukuku
- Aile Hukuku
- İnşaat Hukuku
- İcra ve İflas Hukuku
Diğer rehber yazılarımıza Hukuk Rehberi bölümünden ulaşabilirsiniz.
İletişim: Gaziantep Koluman Tower | E-posta: bilgi@buyukhukuk.com.tr
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; güncel kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
