Kahramanmaraş’ta deprem sonrası hasar tespiti için 3 temel adım
Binalarda meydana gelen yapısal tahribatın hukuki ve teknik olarak güvence altına alınması adına deprem sonrası hasar tespiti, idari itiraz, mahkeme kanalıyla delil tespiti ve gerekirse yargısal dava olmak üzere 3 temel aşamada gerçekleştirilir. İlk aşamada yetkili idarenin belirlediği hasar derecesine askı süresi içinde resmi itiraz yapılır; ikinci aşamada sulh hukuk mahkemesinden bilirkişi heyeti eşliğinde bağımsız delil tespiti talep edilir; üçüncü aşamada ise hatalı idari işlemlere karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır. Bu adımların mevzuatta öngörülen hak düşürücü süreler geçirilmeden doğru sırayla atılması, mülkiyet hakkının, kentsel dönüşüm hak sahipliğinin ve sigorta tazminatlarının korunmasında belirleyici rol oynar.
Kahramanmaraş ilinde 6 Şubat depremleri sonrasında konut veya iş yerlerinde hasar oluşan hak sahipleri, idari kayıtların fiili durumla uyuşmaması sebebiyle hak kaybı riskiyle karşı karşıya kalabilmektedir. Binanızın hasar durumunun gerçeği yansıtmadığını düşünüyorsanız, haklarınızı korumak adına hangi mercilere başvuracağınızı ve delilleri nasıl güvenceye alacağınızı bilmeniz gerekir. Bu rehberde, taşınmazınızın teknik durumunu hukuki delile dönüştürmek ve hak sahipliğinizi teminat altına almak için izlemeniz gereken yolları ayrıntılarıyla inceleyeceğiz.
Yasal Mevzuat Çerçevesinde Deprem Sonrası Hasar Tespiti ve İdari Aşamalar
Afetlerin ardından taşınmazlarda meydana gelen fiziki hasarın tespiti, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun hükümleri kapsamında yürütülür. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda görevlendirilen teknik heyetler binaları inceleyerek resmi rapor düzenler. Bu çerçevede yürütülen deprem sonrası hasar tespiti, taşınmazın oturulabilir durumda olup olmadığını ve kamu güvenliği açısından oluşturduğu tehdidi belirlemeyi amaçlar.
İdari incelemeler sonucunda yapılar; hasarsız, az hasarlı, orta hasarlı, ağır hasarlı ve acil yıktırılacak olmak üzere beş ana kategoride sınıflandırılır. Hasarsız ve az hasarlı binalar taşıyıcı sisteminde hasar bulunmayan yapıları ifade ederken, orta hasarlı binalar güçlendirme yapılmadan kullanılamayacak yapıları kapsar. Ağır hasarlı ve acil yıktırılacak binalar ise taşıyıcı sisteminde geri dönülemez yapısal bozulmalar bulunan ve derhal tahliyesi ile yıkımı gereken yapıları gösterir.
Teknik heyetlerin hazırladığı bu ön raporlar başlangıçta birer idari hazırlık işlemi niteliğindedir. Ancak hazırlanan listelerin mahalle muhtarlıklarında veya dijital sistemlerde askıya çıkarılmasıyla birlikte bu tespitler, ilgililer açısından kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem niteliği kazanır. Dolayısıyla askı süresi içinde yapılmayan itirazlar, taşınmazın hukuki statüsünü kesinleştirir ve mülk sahiplerinin yıkım, güçlendirme ya da AFAD hak sahipliği haklarını doğrudan etkiler.
Saha çalışmalarında çoğu zaman yalnızca gözlemsel incelemeler yapıldığından, taşıyıcı kolon, perde ve kirişlerdeki içsel çatlaklar veya zemin oturması gibi kritik teknik veriler gözden kaçabilmektedir. Yapılan idari tespitin sahadaki gerçek durumu yansıtmadığı durumlarda mülk sahiplerinin teknik ve hukuki yolları birlikte kullanarak sonuca itiraz etmesi zorunlu hale gelir.
Deprem Sonrası Hasar Tespiti Talebinde Bulunabilecek Kişiler ve Menfaat Şartı
Taşınmaz üzerinde ayni veya şahsi hak sahibi olan kişilerin deprem sonrası hasar tespiti süreçlerine katılımı belirli hukuki yarar şartlarına bağlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve afet mevzuatı uyarınca, hasar tespitine itiraz etme veya mahkemeden tespit talep etme hakkı öncelikle taşınmazın maliklerine aittir. Malikler, mülkiyet haklarının zedelenmesini önlemek ve can güvenliklerini sağlamak amacıyla tek başlarına ya da toplu olarak başvuru yapabilir.
Kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulu binalarda her bir bağımsız bölüm maliki, diğer kat maliklerinin onayına ihtiyaç duymaksızın kendi bağımsız bölümü ve ortak alanlar için hasar tespitine itiraz edebilir veya yargısal delil tespiti talep edebilir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca ana taşınmazın taşıyıcı sistemi tüm kat maliklerinin ortak mülkiyetinde olduğundan, tek bir malikin dahi yapının güvenliğini tespit ettirme hakkı bulunmaktadır. Paylı mülkiyette veya elbirliği mülkiyetinde ise mirasçılardan herhangi biri terekeyi koruyucu işlem niteliğinde delil tespiti talebinde bulunma yetkisine sahiptir.
Taşınmazda kiracı sıfatıyla oturan veya ticari faaliyet yürüten kişilerin hukuki konumu maliklerden farklı değerlendirilir. Kiracılar, 7269 sayılı Kanun kapsamında yeni konut yapımı gibi hak sahipliği başvurularında bulunamaz; zira bu hak doğrudan mülkiyet hakkına bağlıdır. Buna karşın kiracılar, kiralanan taşınmazın can güvenliğini tehdit edip etmediğinin belirlenmesi, içerideki ticari emtia ve ev eşyalarının gördüğü zararın belgelenmesi veya kira sözleşmesini haklı nedenle feshedebilmek için Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti isteyebilir.
İntifa hakkı veya sükna hakkı gibi sınırlı ayni hak sahipleri de taşınmazın fiilen kullanılabilirliğini doğrudan etkileyen bu süreçte hukuki yarara sahiptir. Hak sahiplerinin tespiti aşamasında tapu kayıtları, mirasçılık belgeleri veya geçerli kira sözleşmeleri mahkemeye ve idareye sunulmalıdır.
Kahramanmaraş İlinde Deprem Sonrası Hasar Tespiti İçin 3 Temel Adım
Yapısal güvenliğin ve mülkiyet haklarının korunabilmesi adına işletilmesi gereken adımlar zinciri, idari ve yargısal süreçlerin birbirini tamamlaması üzerine kuruludur. Hak kayıplarının önüne geçmek için izlenmesi gereken temel adımlar sırasıyla şunlardır:
-
İdari Hasar Tespitine İtiraz Süreci: Yetkili bakanlık tarafından düzenlenen ilk hasar tespit raporu askıya çıkarıldığında, taşınmazın durumuna ilişkin askı kodu ve rapor içeriği incelenir. İlanda yer alan hasar derecesi gerçeği yansıtmıyorsa, 30 günlük yasal askı süresi içerisinde ilgili il müdürlüğüne, kaymakamlıklara veya belirlenen irtibat noktalarına gerekçeli bir itiraz dilekçesi verilir. Bu dilekçede yapının kolon, kiriş, perde ve temel gibi taşıyıcı elemanlarında gözlemlenen çatlaklar, beton ufalanmaları ve ayrışmalar somut delillerle ortaya konulmalıdır. Yapılan itiraz üzerine farklı bir teknik heyet taşınmaza yeniden gelerek ikinci bir inceleme gerçekleştirir ve kesinleşen idari hasar derecesini belirler.
-
Sulh Hukuk Mahkemesi Aracılığıyla Yargısal Delil Tespiti Başvurusu: İdari itiraz süreci beklenirken ya da idarenin ikinci tespiti de yetersiz görüldüğünde başvurulacak deprem sonrası hasar tespiti yolu yargısal tespittir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 400 ve devamı uyarınca, delillerin kaybolması, yapının acilen yıktırılma tehlikesi altında olması veya tadilat ihtiyacı bulunması sebebiyle sulh hukuk mahkemesinden acele delil tespiti istenir. Mahkeme kanalıyla görevlendirilen tarafsız bilirkişi heyeti (inşaat mühendisi, statik ve geoteknik uzmanları) yapıyı bizzat inceler; gerektiğinde karot alma, donatı tarama ve çatlak derinliği ölçümü gibi tahribatlı ya da tahribatsız testler yaparak tarafsız bir teknik rapor hazırlar. Bu rapor, açılacak tüm davalarda kesin delil başlangıcı niteliği taşır.
-
İdari Yargıda İptal Davası Açılması ve Tazminat Yollarının İşletilmesi: İdari itiraz komisyonunun nihai kararı hukuka ve fenni gerçeklere aykırı şekilde sonuçlandığında, bu kesin idari işleme karşı idare mahkemesinde dava açılır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında açılan iptal davasında, taşınmaza haksız yere verilen hasar derecesinin (örneğin orta hasarın ağır hasara ya da ağır hasarın hafif hasara dönüştürülmesi talebi) iptali ve düzeltilmesi istenir. Yıkım tehlikesinin varlığı halinde mahkemeden gecikmeksizin yürütmenin durdurulması kararı talep edilmelidir; aksi takdirde dava sürerken bina yıkılabilir ve mülkiyet telafisi imkansız zararlara uğrayabilir. Delil tespiti raporu da bu davada mahkemeye en güçlü dayanak olarak sunulur.
Başvuru ve İnceleme Sürecinde Hazırlanması Gereken Belgeler
Hem idari mercilere yapılacak itirazlarda hem de mahkemeye sunulacak delil tespiti taleplerinde iddiaların somut belgelere dayandırılması zorunludur. Hukuki ve teknik incelemelerin hızlanması için dilekçe ekine eksiksiz bir dosya eklenmelidir.
Süreçte ihtiyaç duyulan temel belgeler şunlardır:
- Taşınmazın güncel tapu kaydı, tapu senedi sureti veya tapu tahsis belgesi,
- Tapu malikinin vefat etmiş olması halinde yetkili sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınmış mirasçılık belgesi (veraset ilamı),
- Başvurucunun kimlik fotokopisi, tüzel kişilerde imza sirküleri ve yetki belgesi,
- Kiracılar tarafından yapılacak delil tespiti başvurularında kira sözleşmesi aslı veya onaylı sureti,
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sisteminde yer alan ilk hasar tespit tutanağı veya e-Devlet hasar sorgulama belgesi,
- Taşınmazın deprem öncesindeki sağlam halini ve deprem sonrasında taşıyıcı unsurlarda meydana gelen hasarları net gösteren tarihli fotoğraf ve video kayıtları,
- Yapıya ait ilgili belediyesinden temin edilecek onaylı statik proje, mimari proje, betonarme hesap raporları ve yapı ruhsatı sureti,
- Varsa Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) poliçesi ve ihtiyari konut/iş yeri sigorta poliçesi örnekleri.
Özellikle belediye arşivinden temin edilecek statik ve mimari projeler, mahkemenin atayacağı bilirkişi heyeti açısından büyük önem taşır. Uzman mühendisler, projedeki taşıyıcı kolon donatıları ile sahadaki mevcut donatıları karşılaştırarak yapısal zafiyetin depremden mi yoksa projesiz imalatlardan mı kaynaklandığını bu projeler sayesinde tam olarak tespit edebilir.
Yetkili ve Görevli Merciler ile Hak Düşürücü Süreler
Yargılama usulünde görev ve yetki kuralları kamu düzenine ilişkin olup taraflarca değiştirilemez. Deprem sonrası hasar tespiti amacıyla açılacak delil tespiti davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkisiz veya görevsiz bir mahkemeye yapılan başvuru zaman kaybına yol açar; bu durum enkazın kaldırılması veya binanın yıkılması halinde telafisi imkansız hak kayıpları doğurur.
İdari hasar tespit raporuna itiraz süresi, 7269 sayılı Kanun uyarınca listelerin ilan edildiği tarihten itibaren 30 gündür. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin kaçırılması halinde idari itiraz hakkı düşer. İtirazın reddedilmesi veya ikinci tespit sonucunda verilen nihai kararın iptali için ise idare mahkemesinde İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında iptal davası açılması gerekir. Afet bölgelerinde idari dava açma sürelerine ilişkin özel kanuni düzenlemeler bulunabileceğinden, sürelerin tebliğ veya askı tarihinden itibaren titizlikle hesaplanması şarttır.
Delil tespiti başvurusunda ise kural olarak genel bir dava zamanaşımı süresi beklenmez; zira delil tespitinin mantığı delillerin kaybolma tehlikesine dayanır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 400 uyarınca, taşınmaz üzerindeki incelemenin bir an önce yapılması gerekir. İdare tarafından “acil yıktırılacak” olarak kodlanan veya yıkım kararı verilen binalarda yıkım işlemi gerçekleşmeden önce delil tespitinin tamamlanması ve bilirkişi keşfinin icra edilmesi hayati önem taşır.
| Hukuki / İdari Yol | Görevli ve Yetkili Merci | Yasal Süre | Hukuki Sonuç |
|---|---|---|---|
| İdari Hasar Tespitine İtiraz | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü / Kaymakamlık | Askı ilanından itibaren 30 gün | İkinci bir teknik heyet tarafından taşınmazın yeniden incelenmesi sağlanır. |
| Yargısal Delil Tespiti | Sulh Hukuk Mahkemesi (Taşınmazın Bulunduğu Yer) | Delil kaybolmadan veya yıkım gerçekleşmeden önce | Bağımsız bilirkişi raporu düzenlenerek teknik deliller mahkemece tescil edilir. |
| İptal ve Yürütmeyi Durdurma Davası | İdare Mahkemesi (Taşınmazın Bulunduğu Yer) | Nihai idari işlemin tebliğinden/ilanından itibaren yasal süre içinde | Hatalı hasar derecesi iptal edilir; yıkım işlemi yürütmenin durdurulmasıyla önlenir. |
| DASK / Sigorta Tazminat Başvurusu | Doğal Afet Sigortaları Kurumu / İlgili Sigorta Şirketi | Mevzuatta öngörülen bildirim süreleri içinde | Meydana gelen yapısal zarar karşılığında poliçe teminatı oranında tazminat ödenir. |
Yargılama Giderleri, Bilirkişi Masrafları ve Vekalet Ücreti
Sulh hukuk mahkemesinde delil tespiti talebinde bulunurken başvurucu tarafından belirli yargılama masraflarının peşin olarak yatırılması gerekir. Bu masraflar Harçlar Kanunu uyarınca belirlenen maktu başvuru harcı, keşif harcı, tebligat giderleri ve bilirkişi ücretinden oluşur. Masraflar peşin ödenmediği takdirde mahkeme keşif günü belirlemez ve inceleme yapılamaz.
Delil tespiti dosyalarında görevlendirilen teknik bilirkişi heyetine ödenecek ücret, incelemenin kapsamına ve bilirkişi sayısına göre mahkeme hakimi tarafından takdir edilir. Binanın statik sistemini inceleyecek inşaat mühendisi, jeoloji uzmanı veya yapı denetim uzmanlarının yapacağı teknik incelemeler bu ücrete tabidir. Karot alma veya laboratuvar testleri gerektiğinde bu analizlerin giderleri de başvuran tarafça karşılanır.
Her yıl yeniden değerleme oranına ve ilgili bakanlıkların tarifelerine göre güncellenen harç ve bilirkişi tarifeleri, davanın açıldığı tarihteki resmi tutarlar üzerinden uygulanır. Delil tespiti amacıyla yapılan bu masraflar, daha sonra açılacak olan idari iptal, kasko/sigorta tazminatı veya müteahhidin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat davalarında yargılama gideri olarak karşı taraftan talep edilebilir; haksız çıkan tarafa bu masraflar yükletilir.
Sürecin bir vekil aracılığıyla yürütülmesi durumunda Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınır olmak üzere taraflar arasında avukatlık ücreti kararlaştırılır. Vekalet ücreti de yine esasa ilişkin davalarda haklılık oranına göre mahkemece hüküm altına alınabilen kalemler arasında yer alır.
Uygulamada Karşılaşılan Hatalar ve Kahramanmaraş İlinde Örnek Olay
Afet süreçlerinde hak sahiplerinin yaptığı usul hataları mülkiyet haklarının tamamen yitirilmesine neden olabilmektedir. Uygulamada deprem sonrası hasar tespiti aşamasında en çok rastlanan hata, 30 günlük askı itiraz süresinin muhtarlıktan ilan tarihini takip etmeyerek kaçırılmasıdır. Bir diğer yaygın hata, mahkeme kanalıyla bağımsız delil tespiti yaptırmadan önce binada güçlendirme veya onarım çalışmalarına başlanmasıdır; bu durum yapının deprem anındaki gerçek durumunun ispatını imkansız kılar.
Ayrıca birçok hak sahibi, idareye verilen itiraz dilekçesini mahkemede açılmış bir dava sanmakta ve idari ret kararı sonrasında dava açma süresini geçirmektedir. Yalnızca bağımsız bölüm içindeki sıva çatlaklarına odaklanıp bodrum kattaki taşıyıcı kolon ve perdelerdeki patlamaları göz ardı etmek veya binanın acil yıktırılacak durumuna karşı yürütmenin durdurulması talep etmeden yalnızca iptal davası açmak da telafisi güç zararlar doğurur.
Yaşanan süreci somutlaştırmak adına Kahramanmaraş ilinde çok katlı bir apartmanda bağımsız bölüm maliki olan bir kişinin durumu örnek verilebilir. Bu yapıda, idari inceleme heyetleri tarafından zemin kat kontrolleri yüzeysel yapılmış ve binaya “az hasarlı” raporu verilmiştir. Ancak malik, zemin kattaki dükkanların taşıyıcı kolonlarında düşey çatlaklar ve donatı burkulmaları olduğunu fark etmiştir. Taşınmazın güvenli olmadığını anlayan hak sahibi, ilk olarak askı süresinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne itiraz etmiş; eş zamanlı olarak da mahkemeye başvurarak delil tespiti talebinde bulunmuştur.
Mahkemece tayin edilen üniversite öğretim üyesi inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyeti, yapıda yerinde inceleme yapmış ve zemin kattaki kolonların taşıma kapasitesini kaybettiğini, binanın fiilen “ağır hasarlı” olduğunu raporlamıştır. İdare itirazı reddettiğinde, malik elindeki bu mahkeme bilirkişi raporuna dayanarak idare mahkemesinde yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açmıştır. Mahkeme, yargısal delil tespiti raporunu esas alarak binanın hasar derecesini ağır hasar olarak düzeltmiş ve ilgilinin AFAD konut edindirme hak sahipliği hakkını güvenceye almıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
İdari hasar tespiti sonucuna kaç gün içinde itiraz edilmelidir?
İdari hasar tespiti sonuçları mahalle muhtarlıklarında veya e-Devlet kapısında askıya çıkarıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde itiraz edilmelidir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup süresi geçtikten sonra idareye yapılacak başvurular incelenmeksizin reddedilir.
Kiracılar hasar tespitine itiraz edebilir veya mahkemeden delil tespiti isteyebilir mi?
Kiracılar mülkiyet hakkına dayalı AFAD konut hak sahipliği için idari itirazda bulunamaz ancak can güvenliğinin tespiti ve eşya zararlarının tespiti için sulh hukuk mahkemesinden HMK madde 400 uyarınca delil tespiti talebinde bulunabilir. Bu rapor kiracının kira sözleşmesini haklı nedenle feshetmesine ve varsa tazminat talep etmesine dayanak oluşturur.
Orta hasarlı bina için güçlendirme mi yoksa yıkım mı talep edilmelidir?
Orta hasarlı binalarda mülk sahiplerinin yasal süre içinde ruhsat alarak güçlendirme yapma hakkı bulunmaktadır; güçlendirme projesi fen ve sanat kurallarına uygun değilse veya maliklerce süresinde ruhsat başvurusu yapılmazsa bina ağır hasarlı gibi işlem görerek yıkılır. Binanın güçlendirme tutmayacak kadar yıprandığı düşünülüyorsa, yapılacak delil tespitiyle hasar derecesinin ağır hasara çevrilmesi ve hak sahipliğine başvurulması talep edilebilir.
Mahkemece yapılan delil tespiti idari hasar tespit raporunu doğrudan hükümsüz kılar mı?
Sulh hukuk mahkemesi tarafından yapılan delil tespiti idari kararı kendiliğinden iptal etmez; ancak idare mahkemesinde açılacak iptal davasında idarenin raporunu çürüten en güçlü yargısal delil niteliğini taşır. İdare mahkemesi idari işlemi denetlerken bu tespit raporunu esas alarak yürütmeyi durdurma veya iptal kararı verir.
Binanın yıkılması durumunda delil tespiti yaptırmak halen mümkün müdür?
Bina tamamen yıkılıp enkazı kaldırıldıktan sonra taşıyıcı sistem üzerinden delil tespiti yapılması teknik olarak imkansız hale gelir. Bu sebeple yıkım gerçekleşmeden önce sulh hukuk mahkemesinden gecikmeksizin keşif ve bilirkişi incelemesi istenmeli, enkaz kaldırılma tehlikesine karşı da idare mahkemesinden yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.
Sonuç
Afetler neticesinde taşınmazlarda meydana gelen yıkım ve tahribatın hukuki çerçevede ele alınması, mülk sahipleri ve hak sahipleri açısından büyük bir teknik titizlik gerektirir. İdarenin ilk hasar tespitleri her zaman mutlak doğruyu yansıtmayabileceğinden, askı listelerinin yayımlanmasıyla başlayan süreçte yasal itiraz sürelerinin dikkatle izlenmesi gerekir. İdari itirazın yanında sulh hukuk mahkemesi aracılığıyla tarafsız bilirkişilerce yaptırılacak delil tespiti, ileride açılacak kentsel dönüşüm, kamulaştırma, sigorta tazminatı ve tapu davalarında vazgeçilmez bir teknik temel teşkil eder.
Farklı hasar dereceleri arasındaki hukuki ayrımlar ve bu derecelerin mülkiyet üzerindeki sonuçları doğrudan hak kaybı doğurabilecek niteliktedir. Bu nedenle mülkiyet haklarının korunması bakımından deprem sonrası hasar tespiti büyük bir titizlikle yürütülmeli; idari dava açma süreleri, yürütmenin durdurulması mekanizmaları ve delil muhafaza usulleri titizlikle değerlendirilmelidir. Taşınmazın mevcut durumunu belgeleyen fotoğrafların, teknik projelerin ve itiraz evraklarının zamanında yargı mercilerine iletilmesi muhtemel uyuşmazlıklarda hak sahiplerinin elini güçlendirecektir.
Avukatlar Türkiye’nin her ilindeki dosyaları takip edebildiğinden, Kahramanmaraş ilindeki bu tür uyuşmazlıklarda Gaziantep Koluman Tower’daki Büyük Hukuk Bürosu’ndan da hukuki destek alınabilir.
Büyük Hukuk Bürosu Hakkında
Gaziantep Koluman Tower’da bulunan Büyük Hukuk Bürosu, 15 yıldan fazla deneyimi ile çeşitli hukuki alanlarda profesyonel hizmetler sunmaktadır.
Çalışma Alanlarımız
- Ticaret ve İş Hukuku
- Şirketler Hukuku
- Emlak ve Gayrimenkul Hukuku
- Aile Hukuku
- İnşaat Hukuku
- İcra ve İflas Hukuku
Diğer rehber yazılarımıza Hukuk Rehberi bölümünden ulaşabilirsiniz.
İletişim: Gaziantep Koluman Tower | E-posta: bilgi@buyukhukuk.com.tr
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; güncel kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
