Şanlıurfa’daki işyerleri için kira tespit davası şartları
Ticari taşınmazlarda kira bedelinin piyasa rayiçlerinin altında kalması veya fahiş oranlarda artırılmak istenmesi durumunda, işyerleri için kira tespit davası şartları Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde şekillenen ve mahkeme kanalıyla adil kira bedelinin belirlenmesini sağlayan yasal yoldur. Hem kiraya veren hem de kiracı tarafından açılabilen bu dava, taraflar arasındaki kira artış uyuşmazlıklarını yargı eliyle çözüme kavuşturmaktadır. Söz konusu davanın dinlenebilmesi için geçerli bir kira sözleşmesinin mevcudiyeti, taraf sıfatı ve kanunun aradığı süre ile ihtar şartlarının yerine getirilmiş olması gerekmektedir.
Ticari işletmelerin sürekliliği ve ekonomik dengelerin korunması bakımından işyeri kiraları büyük bir önem taşır. Ülkemizde yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve gayrimenkul piyasasındaki hızlı değişimler, işyeri sahipleri ile tacir veya esnaf kiracılar arasında kira bedelinin tespiti noktasında anlaşmazlıklara yol açabilmektedir. Bu rehber makalede, Şanlıurfa kent merkezinde ve ilçelerinde ticari faaliyet yürüten işletmeler ile gayrimenkul sahipleri için ticari taşınmazlarda kira bedelinin mahkemece nasıl belirlendiğini, davanın yasal dayanaklarını, arabuluculuk sürecini, hakkaniyet indirimini ve uygulamada dikkat edilmesi gereken tüm teknik hususları detaylı şekilde inceleyeceğiz.
İş Yerlerinde Kira Bedelinin Tespiti ve Yasal Dayanak
Kira tespiti, taraflar arasında süregelen kira ilişkisinde yeni dönemde uygulanacak emsal ve rayiç kira bedelinin hâkim kararıyla belirlenmesidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344 ve 345. maddeleri, kira bedelinin tespiti davasının yasal zeminini oluşturmaktadır. Kanun koyucu, konut ve çatılı işyeri kiralarında zayıf konumda olabilecek tarafı koruma amacı gütmekle birlikte, mülkiyet hakkı ve sözleşme serbestisi arasındaki dengeyi de gözetmiştir. Bu kapsamda ticari işletmelerin sürdürülebilirliği açısından işyerleri için kira tespit davası şartları detaylıca incelenmelidir.
Türk Borçlar Kanunu uyarınca, tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında Tüketici Fiyat Endeksi’deki (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Ancak bu kural, beş yıldan kısa süreli sözleşmeler veya ilk beş yıllık dönem için geçerli kılınmıştır. Kira sözleşmesinin kurulmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra ya da beş yıldan uzun süreli sözleşmelerde yenilenen her beş yılın sonunda, hâkim tarafından yeni kira bedeli hakkaniyete uygun olarak belirlenir.
İşyeri kiralarında emlak piyasasının dinamikleri, konut kiralarına göre farklılık gösterir. Ticari taşınmazın lokasyonu, müşteri potansiyeli, cephesi, metrekaresi, ticari alanda bulunup bulunmadığı gibi kriterler yargılama sürecinde dikkate alınır. Hâkim, TÜFE artış oranı, taşınmazın durumu ve emsal kira bedellerini göz önünde bulundurarak hakkaniyete uygun bir karara varır. Bu süreçte uzman bilirkişi heyetlerinin keşif incelemesi yapması ve nitelikli bir rapor hazırlaması esas alınır.
Ticari gayrimenkullerde kira bedelinin belirlenmesi sadece tarafların finansal çıkarlarını değil, işletmenin ticari geleceğini de doğrudan etkiler. Fahiş kira artış talepleri karşısında kiracının hakları koruma altına alınırken, enflasyon karşısında eriyen kira bedelleri nedeniyle mülk sahibinin mağduriyet yaşaması da engellenmektedir. Dolayısıyla kira tespiti kuralları, ticari yaşamdaki adalet ilkesinin bir tecellisi olarak uygulanmaktadır.
İşyerleri için Kira Tespit Davası Şartları Nelerdir?
Kira bedelinin mahkeme kanalıyla yeniden takdir edilebilmesi için mevzuatta aranan birtakım şekli ve maddi koşulların bir arada bulunması şarttır. Kanunda öngörülen işyerleri için kira tespit davası şartları eksiksiz yerine getirildiğinde mahkeme işin esasına girerek inceleme yapar. Aksi takdirde dava usulden reddedilme riski ile karşı karşıya kalır.
Davanın açılabilmesi için öncelikle aranan temel şartlar şunlardır:
- Geçerli Bir Kira Sözleşmesinin Varlığı: Taraflar arasında yazılı veya sözlü olarak kurulmuş, hukuken geçerli bir kira ilişkisi bulunmalıdır. Sözleşmenin varlığı uyuşmazlık konusu ise öncelikle bu hususun ispatlanması gerekir.
- Hukuki Yararın Bulunması: Dava açan tarafın (kiraya veren veya kiracı) kira bedelinin yeniden belirlenmesinde meşru ve güncel bir hukuki yararının olması gerekir. Taraflar yeni dönem kira bedelinde anlaşmaya varmışsa dava açma imkânı ortadan kalkar.
- Beş Yıllık Sürenin Dolmuş Olması (Hakikaten Rayiç Tespiti İçin): Kira bedelinin emsal rayiçlere göre serbestçe belirlenebilmesi için sözleşmenin başlangıcından itibaren en az 5 yıllık sürenin geçmesi şarttır. Beş yıldan kısa süreli ilişkilerde artış yalnızca TÜFE oranı ile sınırlandırılır.
- Zorunlu Arabuluculuk Şartının Yerine Getirilmesi: 7445 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme uyarınca kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurmak zorunlu dava şartı haline getirilmiştir.
- Zamanında İhtar veya Dava Açılması: Yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte ihtarname çekilmiş olması ya da davanın bu süre içinde açılmış bulunması, tespit edilen kiranın yeni dönemin başından itibaren geçerli olması için gereklidir.
Söz konusu şartların her biri, yargılamanın seyrini ve verilecek kararın uygulanabilirliğini belirler. Örneğin, taraflar arasında 5 yılı doldurmamış bir ticari kira ilişkisi varsa, mahkemece emsal araştırması yapılmaz; sadece endeks oranında bir düzenleme yapılabilir. Bu ayrım, ticari hayatın gerçekleriyle uyuşacak adil bedelin bulunmasında kilit bir rol oynamaktadır.
Kiraya verenin dava açma hakkı olduğu gibi, ödenmekte olan kira bedelinin emsallerine ve piyasa koşullarına göre çok yüksek kaldığını iddia eden kiracının da dava açma hakkı mevcuttur. Uygulamada genellikle kiraya verenler tarafından açılsa da, ekonomik daralma veya bölgedeki değer kayıpları durumunda kiracıların da kira bedelinin indirilmesi amacıyla bu yola başvurdukları görülmektedir.
Şanlıurfa’daki İşyerleri için Kira Tespit Davası Şartları ve Dava Süreci
Bölgesel ticari dinamikler ve taşınmaz piyasası, kira uyuşmazlıklarının çözümünde önemli unsur faktörleridir. Ticari hayatın yoğun olduğu bölgelerde işyerleri için kira tespit davası şartları gözetilerek dava açılmalıdır. Şanlıurfa ölçeğinde bakıldığında; Tarihi Çarşılar bölgesi, Atatürk Bulvarı, Karaköprü ticari aksı veya Organize Sanayi Bölgesi gibi farklı nitelikteki lokasyonlarda yer alan ticari mülklerin rayiç değerleri büyük farklılıklar göstermektedir.
Kira tespiti süreci adขั้นตอน adım şu şekilde ilerlemektedir:
- Durum Değerlendirmesi ve İhtarname Hazırlığı: Kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ve 5 yıllık sürenin dolup dolmadığı kontrol edilir. Yenilenen dönemin başlangıcından en az 30 gün önce karşı tarafa noter kanalıyla ihtarname gönderilerek yeni dönem kira beklentisi bildirilir.
- Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu: Dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk bürosuna başvurulur. Arabulucu nezaretinde yapılan müzakerelerde uzlaşma sağlanamazsa anlaşamama tutanağı düzenlenir.
- Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Harçlandırılması: Anlaşamama tutanağı eklenerek yetkili ve görevli mahkemede dava açılır. Dava harcı, talep edilen aylık kira farkı üzerinden nispi olarak hesaplanır.
- Ön İnceleme ve Tensip Zaptı: Mahkeme tarafların dilekçelerini inceleyerek ilk duruşma gününü belirler ve delillerin toplanması için süre verir.
- Mahallinde Keşif ve Bilirkişi İncelemesi: İşyerinin bulunduğu adreste mahkeme heyeti, gayrimenkul uzmanı ve mülk bilirkişisi eşliğinde keşif icra eder. Taşınmazın durumu, metrekaresi, konumu ve çevredeki emsal emlak değerleri incelenir.
- Bilirkişi Raporuna İtiraz ve Beyanlar: Dosyaya sunulan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilir. Eksik veya hatalı değerlendirmelere karşı itirazlar sunulur.
- Hakkaniyet İndirimi ve Karar: Hâkim, bilirkişi raporundaki somut verilere dayanarak eski kiracı lehine hakkaniyet indirimi uygular ve yeni kira bedelini hüküm altına alır.
Bu süreç boyunca dilekçeler aşamasının eksiksiz takibi ve bilirkişi keşfinde hazır bulunularak taşınmazın olumlu ve olumsuz yönlerinin uzmanlara aktarılması büyük önem taşır. Ticari alanların kullanım amacı (restoran, mağaza, ofis, depo vb.) tespit edilecek bedel üzerinde doğrudan çarpan etkisi yaratır.
Dava sürecinin ne kadar süreceği, adliyenin iş yüküne, keşif tarihlerinin belirlenmesine ve bilirkişi raporlarının hazırlanma süresine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu nedenle dava öncesinde ihtar zamanlamasının doğru yapılması, hak kaybına uğranmaması adına kritiktir.
Mahkemeye Sunulacak Belgeler ve Hakkaniyet İndirimi
Kira tespit davalarında iddiaların somut delillerle desteklenmesi, mahkemenin doğru bir vicdani kanaate ulaşması açısından zorunludur. Tarafların dava ve cevap dilekçelerine ekleyeceği belgeler, yargılamanın seyrini doğrudan etkiler.
Dava dosyasında bulunması gereken temel belgeler ve deliller şunlardır:
- Kira Sözleşmesi Aslı veya Onaylı Sureti: Taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi, başlangıç tarihini ve mevcut ödeme koşullarını gösteren en temel belgedir.
- Noter İhtarnamesi ve Tebliğ Şerhi: Dava öncesinde çekilen ihtarın karşı tarafa ne zaman ulaştığını kanıtlayan tebliğ mazbatası.
- Ödeme Dekontları ve Banka Kayıtları: Geçmiş dönemlerde ödenen kira bedellerini, ödeme düzenini ve yapılan artışları gösteren belgeler.
- Emsal Kira Sözleşmeleri: Dava konusu işyerine komşu veya benzer nitelikteki yakındaki ticari taşınmazlara ait güncel kira sözleşmesi örnekleri.
- Emlak Rayiç Kayıtları ve Fotoğraflar: İşyerinin iç ve dış fiziki durumunu, cephesini ve lokasyon avantajlarını gösteren fotoğraflar ile belediye rayiç değer belgeleri.
- Arabuluculuk Son Tutanağı: Davanın usulden reddedilmesini önleyen zorunlu belge.
Bilirkişi heyeti tarafından belirlenen emsal kira bedeli doğrudan mahkeme kararına esas alınmaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, hâkim belirlenen piyasa rayiç bedelinden eski kiracı lehine hakkaniyet indirimi (eski kiracı indirimi) yapmak zorundadır. Bu indirim oranı genellikle %10 ile %20 arasında değişiklik göstermektedir.
Hakkaniyet indiriminin gerekçesi, mevcut kiracının taşınmazı düzenli ödemelerle kullanması, boş kalma riskini ortadan kaldırması ve yeni bir kiracı bulma maliyetini mal sahibine yüklememesidir. Mahkeme, brüt emsal rayiçten bu indirimi düştükten sonra nihai net veya brüt kira bedelini tespit eder.
Söz konusu indirim uygulanırken taşınmazın ne kadar süredir aynı kiracı tarafından kullanıldığı da göz önünde bulundurulur. Uzun süreli kiracılıklarda hakkaniyet indirimi oranı üst sınıra yakın uygulanabilirken, daha kısa süreli ilişkilerde alt sınırdan değerlendirme yapılabilmektedir.
Dava Açma Süresi, İhtar Şartı ve Beş Yıllık Dönem Sınırı
Türk Borçlar Kanunu’nun 345. maddesi, kira bedelinin tespiti davasında zamanlama kurallarını ve ihtar şartını düzenlemiştir. Dava her zaman açılabilmekle birlikte, tespit edilecek yeni kira bedelinin hangi tarihten itibaren geçerli olacağı açılış zamanına ve ihtar çekilip çekilmediğine bağlıdır.
Yeni dönemin başından itibaren geçerli olacak bir karar alabilmek için uyulması gereken zaman kuralları şunlardır:
Eğer kira sözleşmesinde yeni dönemde kira bedelinin artırılacağına ilişkin açık bir hüküm bulunuyorsa, kiraya veren yeni dönemin sonuna kadar dava açsa bile mahkemece belirlenecek kira bedeli yeni dönemin başından itibaren geçerli olur. Bu durumda ayrıca ihtarname çekilmesi şart koşulmaz.
Ancak sözleşmede artış maddesi yer almıyorsa veya belirsizse, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önce karşı tarafa kira bedelinin artırılacağına dair yazılı ihtar gönderilmiş olmalı ya da dava açılmış olmalıdır. Bu şart yerine getirilirse, açılan dava yeni dönemin sonuna kadar sonuçlansa dahi karar yeni dönemin ilk gününden itibaren hüküm doğurur.
İhtar süresine uyulmaması veya sözleşmede artış şartı olmaması halinde açılan dava reddedilmez; fakat belirlenecek yeni kira bedeli bir sonraki kira döneminden itibaren geçerli olmaya başlar. Bu durum dava açan taraf için bir yıllık zaman kaybı anlamına gelmektedir.
Beş yıllık dönem sınırı ise davanın hukuki niteliğini değiştirir. İlk 5 yıl içerisinde açılan tespit davalarında hâkim sadece TÜFE oranındaki artışı uygulayabilir. 5 yıl dolduktan sonra açılan davalarda ise TÜFE sınırlaması kalkar ve taşınmazın emsal rayiç değeri üzerinden hakkaniyete göre yeni bir bedel tayin edilir.
Görevli Mahkeme, Zorunlu Arabuluculuk ve Şanlıurfa Deprem Sonrası Durumlar
Kira bedelinin tespiti davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi‘dir. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkili olduğundan, dava ticari mülkün yer aldığı il veya ilçe adliyesindeki Sulh Hukuk Mahkemesinde açılır.
01 Eylül 2023 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren yasal düzenleme doğrultusunda, kira uyuşmazlıkları zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Bu tarihten itibaren arabulucuya başvurulmadan doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davalar “dava şartı yokluğu” sebebiyle usulden reddedilir. Arabuluculuk sürecinde taraflar anlaşmaya varırsa düzenlenen tutanak ilam niteliğinde belge sayılır ve icra edilebilirliğe haiz olur.
6 Şubat depremlerinin etkiledığı iller arasında yer alan Şanlıurfa’da, felaket sonrası ticari gayrimenkul stokunda ve binaların hasar durumlarında önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Deprem sonrasında güvenli binalara ve ticari alanlara olan talebin artması, bölgedeki emsal kira rayiçlerini etkilemiştir.
Deprem sonrası süreçte ticari taşınmazların yapı stoğu durumu, hasar tespit raporları ve bina güvenlik seviyeleri de kira tespit davalarında bilirkişilerce dikkate alınan unsurlar arasına girmiştir. Ağır veya orta hasarlı binalardaki işyerlerinin durumu ile depreme dayanıklı yeni binalardaki işyerlerinin rayiç değerleri arasındaki fark, mahkeme keşiflerinde göz önünde bulundurulmaktadır.
Özellikle afet sonrası yaşanan nüfus hareketliliği ve ticari merkezlerin kayması, belirli bölgelerdeki emsal değerlerin hızla yükselmesine veya düşmesine neden olmuştur. Hâkimler ve bilirkişiler, hakkaniyet değerlendirmesi yaparken afetin getirdiği bu olağanüstü sosyo-ekonomik koşulları ve bölgesel rayiç değişimlerini de değerlendirmektedir.
Şanlıurfa İlinde Yaşanan Uygulamalı Örnek Olay
Hukuki esasların daha net anlaşılabilmesi adına Şanlıurfa ilinde faaliyet gösteren bir ticari işletme üzerinden somut bir durumu inceleyelim.
Şanlıurfa kent merkezindeki işlek bir caddede 6 yıldır medikal ürünler satışı yapan bir esnaf kiracı ile dükkan sahibi arasında 2018 yılında yazılı kira sözleşmesi yapılmıştır. Sözleşmenin başlangıcındaki aylık kira bedeli günün şartlarına uygun olarak belirlenmiş ve ilk 5 yıl boyunca her yıl TÜFE oranında artış yapılarak ödenmiştir. Ancak 6. yılın sonunda bölgedeki yeni ticari gelişmeler ve enflasyonist ortam nedeniyle caddedeki emsal işyeri kiraları, kiracının ödediği tutarın yaklaşık 3 katına ulaşmıştır.
Mülk sahibi, yeni kira döneminin başlamasından 45 gün önce noter kanalıyla kiracıya ihtarname çekerek kira bedelinin piyasa rayicine yükseltilmesini talep etmiştir. Kiracı ise istenen rakamın işletme bütçesini aşacağını belirterek teklifi kabul etmemiştir. Anlaşma sağlanamaması üzerine dükkan sahibi öncelikle Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu arabuluculuk bürosuna başvurmuştur.
Arabuluculuk görüşmelerinde taraflar orta noktada buluşamamış ve “Anlaşamama Tutanağı” tanzim edilmiştir. Bunun üzerine dükkan sahibi yetkili Sulh Hukuk Mahkemesinde kira tespit davası açmıştır. Yapılan yargılamada mahkeme heyeti mahallinde keşif icra etmiş, gayrimenkul uzmanı bilirkişi caddedeki benzer metrekareye ve cepheye sahip ticari alanları inceleyerek boş rayiç bedeli tespit etmiştir.
Mahkeme hâkimi, bilirkişi raporunda belirtilen brüt emsal rayiç bedel üzerinden, kiracının 6 yıldır özenle taşınmazı kullanıyor olmasını göz önüne alarak %15 oranında hakkaniyet indirimi (eski kiracı indirimi) uygulamıştır. Bu somut uyuşmazlıkta işyerleri için kira tespit davası şartları eksiksiz sağlandığı için, mahkeme kararı ihtar süresine uyulduğundan dolayı yeni kira döneminin ilk gününden itibaren geçerli olmak üzere hüküm altına alınmıştır.
Kira Tespit Davası ve Karşılaştırmalı Süreç Tablosu
Aşağıdaki tabloda, ticari taşınmazlarda sözleşme süresine ve hukuki duruma göre uygulanacak esaslar özetlenmiştir:
| Parametre / Kriter | İlk 5 Yıllık Dönem | 5 Yıl Sonrası Dönem | İhtarname Zamanlaması |
|---|---|---|---|
| Üst Artış Sınırı | TÜFE (12 Aylık Ortalama) | Emsal Rayiç ve Hakkaniyet | Yeni dönemden en az 30 gün önce |
| Bilirkişi Keşfi | Gerekli değildir (Endeks hesabı) | Zorunludur (Saha incelemesi) | Dava aşamasında mahkemece yapılır |
| Hakkaniyet İndirimi | Uygulanmaz | %10 – %20 arası uygulanır | Karar aşamasında hâkimce düşülür |
| Dava Ön Şartı | Zorunlu Arabuluculuk | Zorunlu Arabuluculuk | Arabuluculuk son tutanağı şarttır |
| Görevli Mahkeme | Sulh Hukuk Mahkemesi | Sulh Hukuk Mahkemesi | Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi |
Sıkça Sorulan Sorular
İşyeri kira tespit davası açmak için 5 yıl beklemek şart mıdır?
Kira bedelinin emsal rayiçlere ve piyasa koşullarına göre serbestçe belirlenebilmesi için sözleşmenin başlangıcından itibaren 5 yılın dolması şarttır. Ancak 5 yıldan önce de TÜFE oranında artış yapılmadığı durumlarda endeks uygulanması talebiyle dava açılabilir.
İhtarname çekilmeden kira tespit davası açılabilir mi?
Kira sözleşmesinde yeni dönemde kiranın artırılacağına dair açık bir hüküm varsa ihtarname çekilmeden de dava açılabilir. Ancak sözleşmede artış maddesi yoksa yeni dönemin başından itibaren geçerli bir karar almak için en az 30 gün öncesinde ihtar çekilmesi zorunludur.
Kira tespit davasında mahkeme masraflarını kim öder?
Dava açılırken harç ve gider avansı davacı tarafından yatırılır. Yargılama sonunda mahkeme masrafları ve vekalet ücreti, tarafların haklılık oranına (kabul ve ret edilen miktar farkına) göre taraflar arasında paylaştırılır.
Kira tespit davası sürerken eski kiranı ödemeye devam edilebilir mi?
Dava sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar kiracı mevcut kira bedelini (varsa sözleşmedeki yasal TÜFE artışını yaparak) ödemeye devam eder. Dava kesinleştikten sonra oluşan geçmiş dönem farkları toplu olarak talep edilebilir.
Kira tespit davası kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Kira tespit kararları eda hükmü içermeyip inşai/tespit niteliğinde olduğundan, kira farklarının icra takibine konu edilebilmesi için kararın kesinleşmesi gerekmektedir. Kesinleşme sonrasında geriye dönük farklar icra yoluyla tahsil edilebilir.
Sonuç
Ticari hayatın sürdürülebilirliği ve gayrimenkul yatırımlarının korunması açısından kira bedelinin dengeli biçimde belirlenmesi hayati önem taşır. Özetlemek gerekirse, işyerleri için kira tespit davası şartları sağlandığı takdirde taraflar mahkeme kanalıyla hakkaniyete uygun, güncel piyasa koşullarını yansıtan bir kira bedelinin tespit edilmesini sağlayabilirler. 5 yıllık sürenin takibi, noter ihtarname zamanlamaları, dava şartı arabuluculuk başvurusu ve keşif sürecinde sunulacak emsal deliller davanın başarısını doğrudan belirlemektedir.
Kira tespiti davaları; şekil şartları, hak düşürücü süreler, teknik bilirkişi raporları ve hakkaniyet indirimi hesaplamaları içeren kapsamlı yargılama süreçleridir. Usul hataları nedeniyle zaman ve hak kaybına uğramamak adına somut hukuki durumun uzman bir avukatla değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Avukatlar Türkiye’nin her ilindeki dosyaları takip edebildiğinden, Şanlıurfa ilindeki bu tür uyuşmazlıklarda Gaziantep Koluman Tower’daki Büyük Hukuk Bürosu’ndan da hukuki destek alınabilir.
Büyük Hukuk Bürosu Hakkında
Gaziantep Koluman Tower’da bulunan Büyük Hukuk Bürosu, 15 yıldan fazla deneyimi ile çeşitli hukuki alanlarda profesyonel hizmetler sunmaktadır.
Çalışma Alanlarımız
- Ticaret ve İş Hukuku
- Şirketler Hukuku
- Emlak ve Gayrimenkul Hukuku
- Aile Hukuku
- İnşaat Hukuku
- İcra ve İflas Hukuku
Diğer rehber yazılarımıza Hukuk Rehberi bölümünden ulaşabilirsiniz.
İletişim: Gaziantep Koluman Tower | E-posta: bilgi@buyukhukuk.com.tr
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; güncel kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
