Şanlıurfa’daki alacaklılar için haciz işlemi adımları
Alacağını tahsil edemeyen bir alacaklının yasal yollarla hakkına kavuşmasını sağlayan haciz işlemi adımları, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yetkili icra daireleri nezdinde yürütülür. Şanlıurfa ilinde ticari veya şahsi ilişkilerden doğan alacakların zamanında ödenmemesi halinde, alacaklının kendi gücüyle tahsilat yapması hukuken yasaktır; bu nedenle devletin cebri icra organlarına başvurulması zorunludur. Borçlunun taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına el konulmasını hedefleyen bu yasal süreç, belirli usul kurallarına ve kesin sürelere bağlıdır.
Borcunu vadesinde ödemeyen bir kişiyle karşı karşıya kaldığınızda hissettiğiniz belirsizlik ve maddi kayıp endişesi son derece doğaldır. Bu rehberde, icra takibinin başlatılmasından mal varlığı araştırmasına, fiili haciz tatbikinden paraya çevirme aşamasına kadar tüm evreleri ayrıntılarıyla bulacaksınız. Yasal mevzuat çerçevesinde haklarınızı nasıl koruyabileceğinizi, hangi belgelere ihtiyaç duyacağınızı ve karşılaşılabilecek usul engellerini adım adım inceleyeceğiz.
Haciz Nedir ve Cebri İcranın Yasal Dayanağı Neleri Kapsar?
Haciz, borcunu rızasıyla ifa etmeyen borçlunun, alacaklının talebi üzerine yetkili icra dairesi aracılığıyla belirlenen mal, hak ve alacaklarına hukuken el konulması işlemidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası mülkiyet hakkını güvence altına alırken, aynı zamanda alacak hakkının korunmasını ve hukuk güvenliğini de temel bir ilke olarak kabul eder. Bu dengenin sağlanması amacıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, alacaklılara devletin meşru zor kullanma gücünü harekete geçirme imkânı tanımıştır. Alacaklının borçluya bizzat baskı yapması veya malına kendiliğinden el koyması Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil ettiğinden, cebri icra hukuku çerçevesinde haciz işlemi adımları eksiksiz şekilde takip edilmelidir.
Haciz müessesesi yalnızca borçlunun fiziksel varlıklarını değil, geniş bir mal varlığı yelpazesini kapsar. Borçlunun adına kayıtlı gayrimenkuller, motorlu kara taşıtları, iş makineleri, banka mevduat hesapları, şirket payları ve üçüncü şahıslardan olan alacakları haczin konusunu oluşturabilir. Bununla birlikte, kanun koyucu borçlunun ve ailesinin asgari yaşam standardını korumak amacıyla bazı mal ve hakların haczedilmesini yasaklamış veya sınırlandırmıştır. Örneğin borçlunun haline münasip evi, mesleğini sürdürmesi için zorunlu olan alet ve edevatı ile maaşının belirli bir kısmı mutlak veya kısmi haczedilemezlik zırhıyla korunur.
İcra takibinin temel amacı, alacaklının alacağına en kısa sürede ve en az masrafla kavuşmasını sağlamaktır. Bu süreçte icra müdürlüğü tarafsız bir kamu organı olarak görev yapar; ancak icra sistemimiz talep üzerine hareket etme prensibine dayanır. Alacaklı veya vekili kanunda yazılı süreler içinde gerekli talepleri sunmadıkça icra memuru kendiliğinden haciz uygulayamaz. Dolayısıyla sürecin yasal dayanaklarını doğru bilmek ve her adımı usulüne uygun atmak, tahsilat kabiliyetini doğrudan belirleyen temel unsurdur.
Alacaklıların Başvurabileceği Temel Haciz İşlemi Adımları
İcra ve İflas Kanunu sistemi içinde alacağın dayanağına ve niteliğine göre farklı takip yolları öngörülmüştür. Alacaklının elindeki belgelerin hukuki niteliği, izlenecek yolu ve borçlunun itiraz imkânlarını doğrudan etkiler. Alacaklının başvurabileceği genel haciz yolu, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ve ilamlı icra takibi olmak üzere üç temel yöntem bulunmaktadır. Hangi yolun seçileceği, alacağın bir mahkeme kararına, bir kıymetli evraka ya da yalnızca sözlü veya faturaya dayalı bir ilişkiye dayanıp dayanmadığına göre belirlenir.
Elinde herhangi bir belge bulunmayan ya da sadece adi yazılı sözleşme ve fatura gibi belgelere sahip olan alacaklılar ilamsız icra takibi (genel haciz yolu) yoluna başvurur. Bu yolda alacaklının takip talebinde bulunmasıyla birlikte icra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir. Borçluya ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etme hakkı tanınır; borçlunun basit bir dilekçeyle borca itiraz etmesi takibi kendiliğinden durdurur. Takibin durması halinde alacaklı, itirazın iptali veya kaldırılması için mahkemeye başvurmak zorunda kalır.
Alacak bir bono, poliçe veya çeke dayanıyorsa kambiyo senetlerine özgü haciz yolu işletilir. Bu usulde senet aslı icra dairesine teslim edilir ve icra memuru senedin kambiyo vasfını inceleyerek borçluya ödeme emri düzenler. Kambiyo takibinde borçlunun itiraz süresi beş gün, ödeme süresi ise on gündür. Üstelik borca veya imzaya itiraz genel haciz yolunda olduğu gibi icra dairesine değil, doğrudan icra hukuk mahkemesine yapılmalıdır ve mahkeme satıştan başka icra takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz.
Alacağın bir mahkeme ilamına, hakem kararına veya kanunun ilam niteliğinde saydığı belgelere dayanması halinde ise ilamlı icra takibi yoluna gidilir. İlamlı icra takibinde borçlunun borcu kabul etmeme veya borca basitçe itiraz etme hakkı bulunmaz. Borçlu ancak borcu mahkeme kararından sonra ödediğini, takas ettiğini veya alacaklının kendisine süre tanıdığını resmi belgelerle ispat ederek icranın geri bırakılmasını talep edebilir. Bu nedenle ilamlı icra, alacaklı açısından en güvenli ve en hızlı haciz imkânı sunan yoldur.
İcra Takibinde Haciz İşlemi Adımları ve Uygulama Evreleri
Takip türü belirlendikten sonra cebri icra mekanizması somut adımlarla ilerler. Kanuni süreçlerin sırasıyla işletilmesi, işlemlerin iptal edilmesini veya usulsüzlük gerekçesiyle durmasını önler; bu kapsamda yürütülen haciz işlemi adımları sırasıyla aşağıda özetlenmiştir:
- Takip Talebinin Hazırlanması ve Tevzi Edilmesi: Alacaklı, alacağının miktarını, faiz oranını, dayanak belgelerini ve tarafların kimlik ile adres bilgilerini içeren takip talebini yetkili icra dairesine fiziki veya Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elektronik ortamda iletir. Gerekli harç ve posta masraflarının peşin ödenmesiyle takip resmen başlar.
- Ödeme Emrinin Düzenlenmesi ve Tebliği: İcra müdürlüğü takip talebini inceledikten sonra borçluya yasal uyarıları içeren ödeme emrini düzenler. Bu tebligat, Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak borçlunun MERNİS adresine veya bilinen en son adresine gönderilir.
- Takibin Kesinleşmesi: Borçluya tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi (ilamsız takipte yedi gün, kambiyo takibinde beş veya on gün) içinde itiraz edilmezse ya da yapılan itiraz mahkemece bertaraf edilirse takip kesinleşir. Kesinleşme, alacaklıya haciz isteme yetkisi kazandıran dönüm noktasıdır.
- Haciz Talebinin İletilmesi: Takip kesinleştikten sonra alacaklı, icra dosyasına dilekçe vererek borçlunun adına kayıtlı tüm menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki haklarının haczedilmesini talep eder. Haciz talebi mutlaka tebliğden sonraki bir yıllık süre içinde yapılmalıdır.
- Elektronik Mal Varlığı Araştırması: İcra dairesi UYAP sistemi üzerinden entegre veri tabanlarını sorgular. TAKBİS aracılığıyla tapu kayıtları, PolNet üzerinden araç tescilleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı nezdindeki posta çeki hesapları ve MERNİS kayıtları taranarak mal tespiti yapılır.
- Banka ve Üçüncü Kişi Hacizleri (89/1 İhbarnamesi): İcra ve İflas Kanunu m. 89 uyarınca borçlunun bankalardaki mevduatlarına ve üçüncü kişilerden alacaklı olduğu bedellere haciz ihbarnamesi gönderilir. Muhatap banka veya kurum, borçlunun parasını icra dosyasına bloke etmekle yükümlüdür.
- Fiili Haciz ve Muhafaza Tedbirleri: Taşınmaz ve banka hacizlerinin yetersiz kalması durumunda borçlunun iş yeri veya konutuna icra memuru refakatinde gidilerek menkul mallar tutanak altına alınır. Haczedilen mallar değer biçilerek gerekirse yediemin deposuna kaldırılır.
- Paraya Çevirme (Satış) ve Paylaştırma: Haczedilen malların kıymet takdiri kesinleştikten sonra alacaklının talebiyle elektronik satış portalı üzerinden ihale açılır. Satıştan elde edilen gelirle dosya borcu, takip masrafları ve vekalet ücreti kapatılarak para alacaklıya ödenir.
Takip Türlerine Göre Süreler, İtiraz ve Zamanaşımı Dengesi
İcra hukuku, şekil şartlarının ve sürelerin son derece katı uygulandığı bir alandır. Sürelerin bir gün dahi geçirilmesi, alacağın tahsilini imkânsız kılabilir ya da başlatılan bir takibin tamamen hükümsüz kalmasına yol açabilir. Bu nedenle alacaklının hak kaybına uğramaması adına haciz işlemi adımları belirlenen yasal takvim doğrultusunda yönetilmelidir. İcra hukukundaki süreler kural olarak tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar ve resmi tatil günleri süreye dahildir; sürenin son günü tatile rastlarsa süre ilk iş günü mesai bitimine kadar uzar.
Takibin kesinleşmesinden itibaren en kritik süre, haciz isteme süresidir. İcra ve İflas Kanunu uyarınca alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz talebinde bulunmak zorundadır. Borçlunun itiraz etmesi durumunda itirazın kaldırılması veya iptali davası açılmışsa, bu dava süresince bir yıllık haciz isteme süresi işlemez. Bir yıllık süre içinde haciz istenmez veya istenen haciz geri alınıp da bu süre içinde yenilenmezse dosya işlemden kaldırılır; dosyanın yeniden canlandırılması için yenileme talebi ve yenileme harcı ödenmesi gerekir.
Haciz konulduktan sonraki aşamada ise satış isteme süreleri devreye girer. Haczedilen mal taşınır veya taşınmaz olsun, haciz tarihinden itibaren bir yıl içinde satışının talep edilmesi zorunludur. Belirtilen bir yıllık süre içinde satış avansı yatırılarak satış talep edilmezse, o mal üzerindeki haciz kendiliğinden kalkar. Haczin düşmesi, o mal üzerindeki alacaklı önceliğini yok eder ve başka alacaklılar varsa onların gerisine düşülmesine sebebiyet verir.
| Takip Türü | Ödeme Emrine İtiraz Süresi | İtirazın Yapılacağı Merci | Haciz İsteme Süresi | Satış İsteme Süresi |
|---|---|---|---|---|
| Genel Haciz Yolu (İlamsız) | Tebliğden itibaren 7 gün | İcra Dairesi | Kesinleşmeden itibaren 1 yıl | Hacizden itibaren 1 yıl |
| Kambiyo Senetlerine Özgü Takip | Tebliğden itibaren 5 gün | İcra Hukuk Mahkemesi | Kesinleşmeden itibaren 1 yıl | Hacizden itibaren 1 yıl |
| İlamlı İcra Takibi | İtiraz hakkı yoktur (İcranın geri bırakılması) | İcra Hukuk Mahkemesi | Zamanaşımı süresince (Genel olarak 10 yıl) | Hacizden itibaren 1 yıl |
Şanlıurfa Yetkili İcra Daireleri ve Coğrafi Yetki Esasları
İcra takibinin doğru yerde başlatılması, usul hukuku açısından davanın esası kadar önemlidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu uyarınca genel yetkili icra dairesi, borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesidir. Sözleşmeden doğan para alacaklarında sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Dolayısıyla borçlunun ikametgahı Şanlıurfa sınırları içindeyse, alacaklı takibini Şanlıurfa icra dairelerinde açmalıdır. Yanlış yerde açılan takiplere karşı borçlu süresi içinde yetki itirazında bulunabilir; icra dairesinin yetkisine dikkat edilmesi, haciz işlemi adımları açısından usul ekonomisi sağlar.
Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde ise senedin düzenlenme yeri, ödeme yeri veya borçlunun yerleşim yeri icra daireleri yetkilidir. Eğer birden fazla borçlu (örneğin keşideci ve cirantalar) varsa, bunlardan birinin yerleşim yeri icra dairesinde tüm borçlular aleyhine takip başlatılabilir. Borçlu tacir veya kamu tüzel kişisi ise taraflar aralarında yazılı bir yetki sözleşmesi düzenleyerek belirli bir yer icra dairesini de yetkili kılabilirler. Ancak tüketici işlemlerinde tüketicinin ikametgahı mahkemesi ve icra dairesi kesin yetkili kabul edildiğinden bu kurala titizlikle riayet edilmelidir.
Bölgesel koşullar ve geçmişte yaşanan olağanüstü olaylar da icra takiplerini doğrudan etkileyebilir. 6 Şubat depremleri sonrasında Şanlıurfa ve çevresinde yaşanan olağanüstü durumlar nedeniyle adli süreçlerde ve icra takiplerinde geçici durdurma ve süre uzatımı kararları uygulanmıştır. Depremden etkilenen bölgelerde tebligatların yapılamaması, binaların yıkılması sebebiyle adres kayıtlarının değişmesi veya evrakların zayi olması gibi hallerde mevzuatın tanıdığı özel koruma tedbirleri devreye girmiştir. Hasar gören veya yıkılan yapılarda ikamet eden borçlulara yönelik tebligat işlemlerinde ve fiili haciz uygulamalarında yargı organları ek araştırma yükümlülükleri getirmiştir.
Haciz Sürecinde Gerekli Belgeler ve Zorunlu Masraf Kalemleri
İcra takibinin başlatılması ve haciz safhasına geçilmesi belirli belgelerin varlığına ve masrafların peşin olarak karşılanmasına bağlıdır. Belgesiz veya eksik harçla başlatılan işlemler icra müdürlüğü tarafından reddedilir ya da durdurulur. Takip başlatırken ve haciz uygularken ihtiyaç duyulan başlıca evraklar şunlardır:
- Alacağın Dayanağı Belgeler: Bono, poliçe, çek asılları; mahkeme ilamı veya ilam niteliğindeki belge; fatura, cari hesap ekstresi veya taraflar arasındaki yazılı sözleşmeler.
- Takip Talebi Formu: Alacaklı, borçlu, alacak miktarı, faiz türü ve oranı ile takip yollarını gösteren resmi başvuru formu.
- Vekaletname: Süreç bir avukat vasıtasıyla yürütülüyorsa, icra takibi yapmaya ve ahzu kabza (tahsilat yapmaya) yetki veren onaylı vekaletname sureti ile baro pulu.
- Tebligat Mazbataları ve Sorgu Talepleri: Borçlunun güncel adres kayıtlarını gösteren MERNİS dökümleri ve elektronik tebligat sistemine ait belgeler.
Cebri icra işlemlerinin yürütülmesi kamu hizmeti niteliğinde olmakla birlikte ücrete tabidir. Alacaklının ilk aşamada yatırdığı tüm harç ve masraflar borçluya yükletilir ve dosya borcuna eklenerek tahsil edilir. Bu giderler arasında başvurma harcı, nispi peşin harç, tebligat masrafları, elektronik sorgulama giderleri ve vekalet harcı yer alır. Harç tutarları her yıl Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile yeniden belirlenir ve güncellenir.
Fiili haciz aşamasına geçildiğinde masraf kalemleri artış gösterir. Borçlunun adresine gidilmesi için ödenecek icra memuru yolluğu, haciz mahalline ulaşımı sağlayan araç ücreti, kilitli kapıların açılması için çilingir masrafı ve muhafaza altına alınacak menkuller için nakliye ile yediemin depo ücretleri alacaklı tarafından peşin yatırılmalıdır. Borçlu adına kayıtlı taşınmaz veya araçların satışı talep edildiğinde ise ilan giderleri ve kıymet takdiri bilirkişi ücretleri gibi satış avanslarının tamamlanması gerekir; maliyet kalemlerinin baştan hesaplanması, haciz işlemi adımları sürdürülürken alacaklıya mali planlama kolaylığı sunar.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Gerçekçi Bir Örnek Olay
İcra dairelerinde yürütülen takiplerde şekil eksiklikleri ve usul hataları alacaklıların ciddi mağduriyetler yaşamasına yol açar. En sık rastlanan hata, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay veya bir yıl içinde itirazın kaldırılması ya da iptali davası açılmamasıdır. Bu hak düşürücü sürelerin geçirilmesi takibin tamamen sonlanmasına neden olur. Bir diğer yaygın kusur ise takibin kesinleşmesinden sonra bir yıllık haciz isteme süresinin veya hacizden sonraki bir yıllık satış isteme süresinin takipsiz bırakılarak hacizlerin düşürülmesidir. Adres araştırması yapılmadan rastgele gönderilen tebligatlar nedeniyle hatalı bildirimler veya gecikmeler nedeniyle haciz işlemi adımları kesintiye uğrayabilir.
Konunun somutlaşması açısından gerçekçi bir olay ele alınabilir: Şanlıurfa ilinde tarımsal sulama ve mekanizasyon ekipmanları tedarik eden bir alacaklı, bölgedeki bir çiftçiye yüklü miktarda boru ve pompa sistemi teslim etmiştir. Karşılığında vadeli bir bono (senet) alan alacaklı, vadesi gelmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine yasal yollara başvurmak zorunda kalmıştır. Alacaklı, senedin kambiyo vasfına sahip olduğunu tespit ederek icra müdürlüğü nezdinde kambiyo senetlerine özgü haciz takibi başlatmış ve senet aslını icra kasasına teslim etmiştir.
Borçluya ödeme emri tebliğ edilmiş; borçlu, borcun bulunmadığını öne sürerek icra hukuk mahkemesinde süresi içinde borca itiraz davası açmıştır. Ancak kambiyo takiplerinde dava açılması satışı durdursa dahi haciz konulmasını kendiliğinden engellemediğinden, alacaklı mahkemeden ayrıca takibin durdurulması yönünde bir tedbir kararı verilmediğini belirterek mal varlığı araştırması talep etmiştir. UYAP üzerinden yapılan TAKBİS ve PolNet sorgularında borçlunun adına kayıtlı traktör ve tarım arazisi tespit edilerek kaydına derhal ihtiyati haciz benzeri icrai haciz şerhi işlenmiştir.
Mahkeme yapılan yargılama sonucunda borçlunun itirazını haksız bularak davanın reddine ve borçlu aleyhine takip konusu asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmetmiştir. Kararın kesinleşmesiyle birlikte alacaklı, hacizli traktör ve tarla için kıymet takdiri yaptırmış, ardından Ulusal Yargı Ağı elektronik satış portalı üzerinden taşınırın satışını istemiştir. Yapılan ihale neticesinde elde edilen bedelden dosya borcu, işlemiş faizler, yargılama masrafları ve vekalet ücreti tamamen tahsil edilerek alacaklıya ödenmiş, böylece süreç başarıyla tamamlanmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Maaş haczi nasıl uygulanır ve çalışanın maaşından ne kadar kesinti yapılabilir?
İcra takibi kesinleştikten sonra alacaklının talebi üzerine borçlunun çalıştığı iş yerine İcra ve İflas Kanunu m. 355 uyarınca maaş haczi müzekkeresi gönderilir. İşveren, borçlunun almakta olduğu net maaş ve ücretin kural olarak en fazla dörtte birini (yüzde yirmi beşini) keserek her ay düzenli şekilde icra dairesinin banka hesabına yatırmak zorundadır. Borçlunun birden fazla icra dosyası bulunuyorsa hacizler sıraya girer ve ilk sıradaki dosya kapanmadan sonraki dosya için kesinti yapılamaz.
Borçlunun evine gidilerek yapılan fiili hacizde ev eşyaları alınabilir mi?
Mevzuat gereğince borçlunun ve ailesinin ortak yaşamını sürdürmesi için lüzumlu olan buzdolabı, çamaşır makinesi, yatak ve koltuk takımı gibi ev eşyaları kural olarak haczedilemez. Ancak aynı amaca hizmet eden lüzumlu eşyadan evde birden fazla bulunması durumunda (örneğin iki adet televizyon veya iki adet buzdolabı olması halinde) biri muhafaza altına alınabilir. Ayrıca antika eşyalar, altın ve kıymetli ziynet eşyaları ile yüksek maddi değere sahip lüks tüketim malları fiili hacze ve muhafazaya konu edilebilir.
Ödeme emrine haksız şekilde itiraz eden borçluya karşı alacaklı hangi hukuki yola başvurmalıdır?
Genel haciz yolunda borçlunun itirazı üzerine duran takibe devam edebilmek için alacaklı iki yoldan birini seçebilir. Alacağın noter onaylı senet, resmi belge veya ikrar içeren adi imzalı belgeye dayanması halinde icra hukuk mahkemesinde altı ay içinde itirazın kaldırılması davası açılabilir. Elinde bu nitelikte kesin belgeler bulunmayan alacaklı ise genel yetkili mahkemelerde bir yıl içinde itirazın iptali davası açmalı; borçlunun haksızlığı ispatlandığında asıl alacağın en az yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmelidir.
Haciz konulan bir mal ne kadar sürede paraya çevrilmelidir?
Haciz işlemi kesinleştikten sonra alacaklı, haczedilen taşınır veya taşınmaz malların satışını haciz tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde talep etmek zorundadır. Satış talebiyle birlikte mevzuatta öngörülen satış masraf avansının icra veznesine peşin olarak yatırılması zorunludur; bu sürelerin kaçırılması durumunda haciz işlemi adımları baştan alınmak zorunda kalabilir ve haciz düşer.
Borçlunun banka hesaplarındaki paraya nasıl haciz konur?
Alacaklının talebiyle icra müdürlüğü tarafından bankaların genel merkezlerine İcra ve İflas Kanunu m. 89 uyarınca elektronik ortamda birinci haciz ihbarnamesi tebliğ edilir. Banka tebliğ anında borçlunun vadeli, vadesiz veya yatırım hesaplarında bulunan mevcut mevduatı dondurarak icra dosyasının hesabına aktarır. Tebliğ anından sonra hesaba gelecek yeni para girişleri için icra dairesinden tekrar güncel haciz ihbarnamesi gönderilmesi gerekir.
Sonuç
Borcun tahsil edilmesi sürecinde atılacak yasal adımlar, alacaklının haklarına tam ve eksiksiz kavuşması için hayati derecede önemlidir. Takip talebinin oluşturulmasından ödeme emrinin tebliğine, itirazların bertaraf edilmesinden fiili ve kaydi haciz uygulamalarına kadar uzanan bu süreç titiz bir usul takibi gerektirir. Kanunda öngörülen itiraz, haciz ve satış isteme sürelerine riayet edilmemesi telafisi güç maddi kayıplara neden olabileceğinden, sürecin her aşamasında haciz işlemi adımları titizlikle denetlenmeli ve hak düşürücü süreler kaçırılmamalıdır.
İcra hukuku dinamik bir yapıya sahip olduğundan her somut uyuşmazlığın kendi özel koşulları, sözleşme hükümleri ve delil durumu çerçevesinde bir avukat tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilmesi en sağlıklı yaklaşımdır. Avukatlar Türkiye’nin her ilindeki dosyaları takip edebildiğinden, Şanlıurfa ilindeki bu tür uyuşmazlıklarda Gaziantep Koluman Tower’daki Büyük Hukuk Bürosu’ndan da hukuki destek alınabilir.
Büyük Hukuk Bürosu Hakkında
Gaziantep Koluman Tower’da bulunan Büyük Hukuk Bürosu, 15 yıldan fazla deneyimi ile çeşitli hukuki alanlarda profesyonel hizmetler sunmaktadır.
Çalışma Alanlarımız
- Ticaret ve İş Hukuku
- Şirketler Hukuku
- Emlak ve Gayrimenkul Hukuku
- Aile Hukuku
- İnşaat Hukuku
- İcra ve İflas Hukuku
Diğer rehber yazılarımıza Hukuk Rehberi bölümünden ulaşabilirsiniz.
İletişim: Gaziantep Koluman Tower | E-posta: bilgi@buyukhukuk.com.tr
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; güncel kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
