Gaziantep limited şirket ortaklıktan çıkma davası
Limited şirket ortaklıktan çıkma davası, şirkette kalması çekilmez hale gelen veya haklı sebepleri bulunan bir ortağın mahkeme kararıyla şirketten ayrılmasını ve payının gerçek karşılığını almasını sağlayan yasal yoldur. Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca açılan bu dava, şirket içi dengelerin bozulduğu durumlarda azınlık veya çoğunluk fark etmeksizin pay sahibine güvenli bir çıkış imkânı tanır. Mahkemece haklı sebebin varlığı tespit edildiğinde, ortaklık bağı sonlandırılarak şirket tüzel kişiliğinin ayrılan ortağa hak ettiği pay bedelini ödemesine hükmedilir.
Şirket içi anlaşmazlıklar, karar mekanizmalarından dışlanma, bilgi alma hakkının engellenmesi veya kâr payının haksız biçimde dağıtılmaması gibi durumlar ortaklar açısından süreci içinden çıkılmaz bir hale getirebilir. Böyle bir kriz yaşayan pay sahipleri, şirket içindeki sermayelerini koruyarak ortaklıktan nasıl ayrılabileceklerini haklı olarak merak etmektedir. Bu kapsamlı rehberde; davanın yasal dayanaklarını, haklı sebep teşkil eden durumları, yargılama aşamalarını, ayrılma akçesinin hesaplanma yöntemlerini ve süreç boyunca dikkat edilmesi gereken usul kurallarını ayrıntılarıyla bulabilirsiniz.
Limited Şirket Ortaklıktan Çıkma Davası Nedir ve Yasal Dayanağı Nelerdir?
Türk Ticaret Kanunu sistemi içerisinde limited şirketler, sermaye şirketi vasfı taşımakla birlikte şahıs şirketlerine özgü unsurları da bünyesinde barındıran hibrit bir yapıya sahiptir. Bu yapı gereği ortaklar arasındaki kişisel güven, sadakat ve iş birliği, şirket faaliyetlerinin sağlıklı biçimde yürütülmesi bakımından kritik öneme sahiptir. Kanun koyucu, ortaklar arasındaki bu güven ilişkisinin temelden sarsıldığı durumlar için Türk Ticaret Kanunu’nun 638. maddesinde özel bir çıkma mekanizması düzenlemiştir. Düzenleme uyarınca her ortak, haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden şirketten çıkmasına karar verilmesini talep edebilir.
Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca açılan limited şirket ortaklıktan çıkma davası, ortakların şirket tüzel kişiliğiyle olan bağını tek taraflı irade beyanıyla koparamadığı durumlarda devreye girer. Anonim şirketlerden farklı olarak limited şirketlerde pay devri belirli şekil şartlarına ve kural olarak genel kurul onayına tabi tutulmuştur. Şirket genel kurulunun pay devrine onay vermediği ya da payı satın alacak makul bir üçüncü kişinin bulunamadığı hallerde ortak adeta şirket içinde hapsolma riskiyle karşılaşır. Kanun koyucu, ortağın bu şekilde sermayesiyle birlikte şirket içinde rehin kalmasını engellemek amacıyla mahkeme kararıyla çıkma hakkını vazgeçilmez bir hak olarak tanımıştır.
Şirket esas sözleşmesinde çıkma hakkına dair özel hükümler bulunabilir. Esas sözleşmede ortaklara belirli şartlar altında tek taraflı bildirimle şirketten çıkma hakkı tanınmışsa, öncelikle bu sözleşmesel yol kullanılır. Benzer biçimde ortak, şirket genel kuruluna başvurarak kendisinin ortaklıktan çıkarılması yönünde bir karar alınmasını da talep edebilir. Genel kurulun bu yönde bir karar almaması veya şirket esas sözleşmesinde çıkmaya dair bir hükmün bulunmaması durumunda ise geriye kalan tek yasal güvence doğrudan mahkemeye başvurmaktır. Bu dava sonucunda verilen mahkeme kararı inşai, yani yeni bir hukuki durum doğuran nitelik taşır ve kararın kesinleşmesiyle birlikte davacının ortaklık sıfatı resmen son bulur.
Ortaklıktan Çıkmayı Gerektiren Haklı Sebepler ve Başvuru Şartları
Kanun metninde haklı sebepler tek tek sayılmamış, genel bir kavram olarak bırakılmıştır. Bu bilinçli tercih, her somut olayın kendine özgü koşullarının mahkemece değerlendirilmesine olanak tanır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, şirketin amacına ulaşmasının imkânsız hale gelmesi, ortaklar arasındaki kişisel bağların kopması ve ortaklık ilişkisinin devamının dürüstlük kuralı çerçevesinde davacı ortaktan beklenemeyecek bir raddeye ulaşması haklı sebep olarak nitelendirilir. Mahkeme, ileri sürülen sebeplerin ağırlığını ve ortaklık ilişkisini çekilmez kılıp kılmadığını titizlikle inceler.
Haklı sebeplere dayalı limited şirket ortaklıktan çıkma davası açabilmek için ileri sürülen iddiaların somut delillerle desteklenmesi şarttır. Uygulamada en sık karşılaşılan haklı sebeplerin başında bilgi alma ve inceleme hakkının sürekli olarak engellenmesi gelir. Şirket müdürlerinin veya hâkim ortakların, finansal tabloları, ticari defterleri veya banka hareketlerini azınlık ortaktan gizlemesi güven ilişkisini doğrudan yıkar. Benzer şekilde, şirketin sürekli kâr elde etmesine rağmen hiçbir haklı gerekçe gösterilmeksizin yıllarca kâr payı dağıtılmaması ve sermayenin şirket içinde eritilmesi de haklı çıkma sebebi oluşturur.
Şirket müdürlerinin yetkilerini kötüye kullanması, şirketin malvarlığını şahsi çıkarları doğrultusunda zarara uğratması veya ortaklar aleyhine örtülü kazanç aktarımı yapması da davanın kabul edilmesini sağlayan ağır ihlaller arasındadır. Ortaklar arasındaki iletişimin tamamen kopması, fiziki şiddete veya ceza yargılamasına varan husumetlerin baş göstermesi gibi durumlar da ortaklığın devamını imkânsız kılar. Bu davayı açabilmek için pay oranının bir önemi bulunmaz; şirkette yüzde birlik sembolik paya sahip olan bir ortak da yüzde doksan dokuzluk çoğunluğa karşı haklı sebebe dayanarak bu yola başvurabilir.
Dava Öncesi Zorunlu Arabuluculuk ve Hazırlık Süreci
Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi gereğince, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içeren ticari davalarda arabuluculuk bir dava şartıdır. Ortaklıktan çıkma davası kural olarak inşai bir nitelik taşısa da, ayrılma talebi zorunlu olarak şirketten ayrılma payının, yani ayrılma akçesinin tahsilini de beraberinde getirir. Uygulamada çıkma talebi ile ayrılma akçesi talebi birlikte ileri sürüldüğünden, dava açılmadan önce ticari arabuluculuk bürosuna başvurulması usul ekonomisi ve davanın usulden reddedilmemesi bakımından zorunlu kabul edilmektedir.
Dava yoluna başvurmadan önce yürütülen müzakereler sonuçsuz kaldığında, limited şirket ortaklıktan çıkma davası öncesinde zorunlu arabuluculuk süreci işletilmelidir. Başvuru, şirket merkezinin bulunduğu yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Görevlendirilen arabulucu, tarafları ortak bir masada bir araya getirerek payın devri, bedelin ödenmesi veya şirketin yeniden yapılandırılması konularında uzlaşma sağlamaya çalışır. Arabuluculuk aşaması, tarafların ticari itibarını koruyarak ve uzun yargılama masraflarına katlanmaksızın gizlilik esası çerçevesinde sorunu çözmeleri için etkili bir zemin sunar.
Arabuluculuk müzakerelerinde tarafların anlaşması halinde, hazırlanan anlaşma belgesi mahkeme ilamı hükmünde sayılır ve bu belge icra edilebilir nitelik kazanır. Tarafların mali konularda veya ayrılma bedelinde uzlaşamaması durumunda ise arabulucu tarafından bir son tutanak tanzim edilir. Anlaşamama yönünde düzenlenen bu son tutanağın aslı veya arabulucu onaylı sureti dava dilekçesine mutlaka eklenmelidir. Son tutanağın dava dilekçesine eklenmemesi veya bu usulün tamamen atlanması halinde mahkeme davayı usulden reddeder.
Adım Adım Limited Şirket Ortaklıktan Çıkma Davası Yargılama Süreci
Yargılama sürecinin doğru adımlarla yürütülmesi, davanın başarıya ulaşması ve ortağın hakkı olan parasal değere zamanında kavuşabilmesi için hayati önem taşır. Görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, davanın mutlaka şirket merkezinin bulunduğu yerdeki yetkili mahkemede açılması gerekir. Örneğin şirket merkezinin Gaziantep sınırları içerisinde yer alması durumunda, uyuşmazlık Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi bünyesinde görülür. Husumet doğrudan diğer ortaklara değil, tüzel kişiliğe haiz limited şirkete yöneltilmelidir.
Mahkeme nezdinde görülen limited şirket ortaklıktan çıkma davası, dilekçelerin karşılıklı tebliğ edilmesiyle başlayan çok aşamalı bir yargılama sistematiğine sahiptir. Yargılamanın aşamaları sırasıyla şu şekilde ilerler:
- Dava Dilekçesinin Sunulması: Haklı sebeplerin açıklandığı, delillerin listelendiği, arabuluculuk son tutanağının eklendiği ve çıkmayla birlikte ayrılma akçesinin talep edildiği dilekçe mahkemeye verilir.
- Dilekçeler Teatisi Aşaması: Şirket vekilinin sunduğu cevap dilekçesine karşı davacı cevaba cevap dilekçesi sunar; davalı şirketin ikinci cevap dilekçesini vermesiyle iddia ve savunmalar somutlaşır.
- Ön İnceleme ve Tensip: Mahkeme dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, tarafları sulhe teşvik eder ve uyuşmazlık konularını tek tek tespit ederek tahkikat aşamasına geçer.
- Tahkikat ve Bilirkişi İncelemesi: Mahkeme, şirketin ticari defterlerini, banka hareketlerini, vergi kayıtlarını ve malvarlığını incelemek üzere mali müşavir, sektör uzmanı ve şirketler hukuku uzmanından oluşan bir bilirkişi heyeti görevlendirir.
- Ayrılma Akçesinin Raporlanması: Bilirkişiler şirketin gerçek özvarlık değerini hesaplayarak davacı ortağın payına düşen ayrılma bedelini belirleyen ayrıntılı raporu mahkemeye sunar.
- Hüküm ve İlamın Tesisi: Mahkeme haklı sebebin varlığını onaylayarak davacının ortaklıktan çıkmasına ve tespit edilen ayrılma akçesinin davalı şirketten tahsiline karar verir.
Tahkikat evresi bu davanın en kritik bölümünü teşkil eder. Davacı ortak, şirketin kötü yönetildiğini veya mal kaçırıldığını iddia ediyorsa, mahkemeden şirket defterlerinin korunması veya malvarlığı üzerine tedbir konulması yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunabilir. Mahkemenin nihai kararı sonrasında taraflar istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurma hakkına sahiptir. Kararın kesinleşmesiyle birlikte ticaret sicilinde gerekli tescil ve ilan işlemleri yapılarak ortaklık defterinden davacının kaydı silinir.
Ayrılma Akçesi Nedir ve Nasıl Hesaplanır?
Pay sahibinin ortaklıktan ayrılmasıyla birlikte gündeme gelen en temel uyuşmazlık konusu, limited şirket ortaklıktan çıkma davası kapsamında talep edilen ayrılma akçesinin miktarıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun 641. maddesi açık bir hüküm koyarak, şirketten ayrılan ortağın esas sermaye payının gerçek değerine denk gelen bir ayrılma akçesini isteme hakkına sahip olduğunu belirtir. Buradaki kritik ifade payın gerçek değeridir; yani şirketin kuruluşundaki nominal değeri veya bilançodaki defter değeri değil, şirketin serbest piyasa koşullarındaki iktisadi değeri esas alınır.
Ayrılma akçesi hesaplanırken bilirkişiler şirketin tüm aktif ve pasif varlıklarını yeniden değerlemeye tabi tutar. Şirket üzerine kayıtlı taşınmazların, araçların, makinelerin güncel rayiç değerleri, şirketin sahip olduğu patent, marka ve müşteri portföyü gibi gayri maddi duran varlıklar hesaba katılır. Ayrıca şirketin geçmiş yıllardaki kârlılığı, gelecekte yaratacağı nakit akımları ve piyasadaki rekabet gücü de değerlemeyi doğrudan etkiler. Bilirkişi heyeti genellikle indirgenmiş nakit akımları yöntemi, net aktif değer yöntemi ve piyasa çarpanları analizini birlikte uygulayarak adil bir gerçek değer tablosu oluşturur.
Kanun, ayrılma akçesinin şirketin mali yapısını çökertmesini önlemek adına belirli finansal koruma kuralları getirmiştir. Şirket, ayrılma akçesini öncelikle serbest yedek akçelerinden veya kullanılabilir özkaynaklarından ödemekle yükümlüdür. Şirketin serbest özkaynağı bu bedeli karşılamaya yetmiyorsa, şirket esas sermayesini azaltarak ayrılan ortağın pay bedelini ödeme yoluna gidebilir. Bu yolların hiçbiriyle ödeme yapılamıyorsa, şirketin tasfiyeye gitmesi dahi gündeme gelebilir.
| Değerleme ve Çıkma Yöntemi | Kapsam ve İçerik | Uygulama Alanı | Finansal Etki |
|---|---|---|---|
| Nominal Değer | Ana sözleşmede yazılı pay bedeli | Yalnızca sermaye kaydı tutulurken kullanılır | Ayrılma akçesi hesabında asla esas alınmaz |
| Defter Değeri (Özsermaye) | Resmi bilançolardaki muhasebe kayıtları | Mali tabloların incelenmesinde başlangıç noktasıdır | Enflasyon ve gizli rezervleri yansıtmadığından yetersiz kalır |
| Gerçek Piyasa Değeri | Tüm aktiflerin rayiç değeri ve gelecekteki nakit akışı | Mahkemece ayrılma akçesi belirlenirken zorunludur | Ortağın şirket varlığındaki tam karşılığını almasını sağlar |
| Sözleşmesel Çıkma | Ana sözleşmede belirlenen özel çıkma şartları | Ortaklar arasında önceden kararlaştırılan haller | Dava açılmasına gerek kalmadan hızlı çıkış sağlar |
Dava Sürecinde Gerekli Belgeler, Masraflar ve Zamanaşımı Süreleri
Dava hazırlığı yapılırken delillerin eksiksiz toplanması davanın sonucunu doğrudan tayin eder. Haklı sebeplerin varlığına işaret eden belgelerin mahkemeye sunulmaması, davanın aleyhe sonuçlanmasına yol açabilir. Bu nedenle davacı ortağın iddialarını somutlaştıracak nitelikteki tüm kurumsal yazışmaları ve finansal verileri dosyaya kazandırması gerekir.
Dava dilekçesine eklenmesi veya mahkeme aracılığıyla getirtilmesi gereken başlıca belgeler şunlardır:
- Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nüshaları ve güncel şirket esas sözleşmesi,
- Şirket genel kurul toplantı tutanakları, hazirun cetvelleri ve alınan kararlara konulan muhalefet şerhleri,
- Şirket yönetimine çekilen noter ihtarnameleri, bilgi alma talepleri ve bunlara verilen yanıtlar veya cevapsız bırakıldığını gösteren tebliğ şerhleri,
- Şirketin vergi beyannameleri, ayrıntılı bilanço ve gelir tabloları ile bağımsız denetim raporları,
- Banka hesap ekstreleri, haksız para transferlerini gösteren dekontlar ve muhasebe kayıtları,
- Ticari arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını gösteren ıslak imzalı son tutanak aslı.
Dava masrafları; peşin başvuru harcı, gider avansı, bilirkişi ücretleri ve tebligat masraflarından meydana gelir. Ayrılma akçesi talebi nispi harca tabi olup, dava açılırken talep edilen muhtemel bedel üzerinden harç yatırılır; ancak bedel tam olarak bilinemiyorsa belirsiz alacak davası açılarak başlangıçta asgari bir harçla dava ikame edilebilir. Mahkeme harçları, bilirkişi ücret tarifeleri ve yargılama giderleri her yıl ilgili bakanlıklarca yeniden belirlenir. Davayı kazanan taraf, yaptığı yargılama giderlerini ve yasal vekâlet ücretini davalı şirketten tahsil etme hakkına sahiptir.
Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bakımından Türk Ticaret Kanunu’nda haklı sebeple ortaklıktan çıkma davası için özel bir süre öngörülmemiştir. Bununla birlikte, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı uyarınca, haklı sebebin öğrenilmesinden sonra makul bir süre içerisinde davanın açılması gerekir. Yıllar önce gerçekleşmiş ve sonrasında zımnen kabullenilmiş bir uyuşmazlığa dayanarak dava açılması, mahkemece hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Bu sebeple haklı sebep teşkil eden eylemlerin süreklilik arz etmesi veya yeni ortaya çıkmış olması halinde vakit kaybetmeksizin hukuki yola başvurulmalıdır.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Gerçekçi Bir Örnek Olay
Uygulamada davacıların en sık düştüğü yanılgılardan biri, limited şirket ortaklıktan çıkma davası husumetini şirket yerine doğrudan diğer ortaklara yöneltmeleridir. Kanun gereğince bu davada davalı sıfatı yalnızca şirket tüzel kişiliğine aittir; diğer ortaklara karşı dava açılması halinde dava husumet yokluğundan reddedilir. Bir diğer yaygın hata ise dava açarken ayrılma akçesinin açıkça talep edilmemesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun taleple bağlılık ilkesi gereği, mahkemece re’sen ayrılma akçesine hükmedilemeyeceğinden, dilekçede çıkma talebiyle birlikte mutlaka pay bedelinin de tahsili istenmelidir.
Ayrıca şirket defter ve belgelerine zamanında ihtiyati tedbir konulmaması, yargılama sürerken kötü niyetli şirket müdürlerinin şirket malvarlığını boşaltmasına zemin hazırlayabilir. İddiaların yalnızca tanık beyanlarına dayandırılması ve finansal delillerle desteklenmemesi de davanın reddedilmesine neden olan kritik bir eksikliktir. Şirket içi uyuşmazlıklarda yazılı ihtarname süreçlerinin işletilmemesi, haklı sebebin ispatını mahkeme nezdinde oldukça güçleştirir.
Somut bir örnek vermek gerekirse; Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir imalat limited şirketinde yüzde yirmi beş pay sahibi olan bir ortak düşünelim. Şirketin diğer iki ortağı aynı zamanda müdür sıfatını taşımakta ve şirketin tüm ticari faaliyetlerini yürütmektedir. Son üç yıl boyunca şirket yüksek cirolar elde etmesine karşın, genel kurullarda kâr dağıtımı yapılmamış ve elde edilen kazançlar ortak müdürlerin şahsi harcamalarına aktarılmıştır. Pay sahibi ortak, ticari defterleri ve banka dökümlerini incelemek amacıyla noter kanalıyla ihtarname göndermiş, ancak şirket müdürleri bu talebi cevapsız bırakarak bilgi alma hakkını açıkça ihlal etmiştir.
Bunun üzerine azınlık pay sahibi, arabuluculuk sürecinin de anlaşmazlıkla sonuçlanması neticesinde Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurmuştur. Mahkemece görevlendirilen mali müşavir ve sektör uzmanı bilirkişiler, şirketin ticari defterlerini yerinde incelemiş ve kârın haksız şekilde gizlendiğini tespit etmiştir. Mahkeme, bilgi alma hakkının engellenmesini ve kâr payı dağıtılmamasını haklı sebep kabul ederek davacı ortağın şirketten çıkmasına karar vermiştir. Aynı kararda, şirketin gayrimenkulleri ve piyasa değeri üzerinden hesaplanan gerçek pay bedeli olan ayrılma akçesinin faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Çıkma davası açıldığında ortaklık sıfatı hemen sona erer mi?
Davanın açılmış olması ortaklık sıfatını derhal sona erdirmez. Davacının ortaklık hak ve yükümlülükleri, mahkemenin verdiği çıkma kararının kesinleştiği tarihe kadar hukuken devam eder. Ancak dava sürerken ortağın zarar görmesini engellemek adına mahkemeden ortaklık haklarının kullanımına dair geçici tedbirler talep edilebilir.
Şirket müdürü olan bir ortak da çıkma davası açabilir mi?
Şirket müdürü sıfatını taşıyan bir pay sahibi de diğer ortaklarla yaşadığı derin uyuşmazlıklar nedeniyle haklı sebeple çıkma davası açabilir. Yöneticilik sıfatı davacının bu yasal hakkını ortadan kaldırmaz. Dava açılmadan önce veya dava ile birlikte müdürlük görevinden istifa edilmesi süreci usulen kolaylaştırır.
Ayrılma akçesi şirketin iflasına yol açacaksa ne olur?
Mahkemece takdir edilen ayrılma akçesinin şirketin serbest özkaynaklarını aşması durumunda şirket esas sermaye azaltımı yoluna gitmek zorundadır. Şirket sermaye azaltımına rağmen bu borcu ödeyemeyecek durumdaysa, kanun gereği şirketin feshi ve tasfiyesi gündeme gelebilir. Mahkemeler bu dengeyi gözeterek şirket tüzel kişiliğini koruyucu ödeme planları tesis edebilir.
Diğer ortakların çoğunlukta olması davayı kazanmaya engel midir?
Diğer ortakların şirket sermayesinin veya oy hakkının büyük kısmına sahip olması davanın kabul edilmesini engellemez. Çıkma hakkı azınlığı çoğunluğun tahakkümünden korumak amacıyla düzenlenmiş vazgeçilmez bir haktır. Haklı sebebin somut delillerle ispatlanması halinde mahkeme çoğunluğun itirazlarına bakılmaksızın çıkmaya karar verir.
Dava devam ederken kâr payı talep edilebilir mi?
Dava devam ettiği sürece ortaklık sıfatı resmen sürdüğünden, bu dönemde genel kurulca kâr dağıtım kararı alınması halinde davacı payı oranında kâr payı alma hakkına sahiptir. Şirketin kâr payı ödememesi durumu mahkemeye ek bir delil olarak sunulabilir ve talep konusu yapılabilir.
Sonuç
Şirket içi uyuşmazlıkların çözülemez boyuta ulaştığı hallerde limited şirket ortaklıktan çıkma davası, ortağın haklarını ve yatırımlarını koruyabilmesi adına vazgeçilmez bir hukuki olanaktır. Yasal süreç; dilekçelerin hazırlanmasından arabuluculuk görüşmelerine, şirket defterlerinin bilirkişilerce denetlenmesinden ayrılma akçesinin gerçek değer üzerinden tahsiline kadar karmaşık bir usul zincirini barındırır. Husumetin doğru yöneltilmesi, haklı sebeplerin güçlü delillerle ispatlanması ve şirketin malvarlığına yönelik koruyucu tedbirlerin zamanında alınması hak kayıplarının önüne geçer. Bu kapsamda şirket ortaklığı ilişkisinden kaynaklanan her somut durumun kendi dinamikleri çerçevesinde uzman bir avukatla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bu kapsamda şirket hukuku uyuşmazlıklarınız ve dava süreçleriniz için Gaziantep Koluman Tower’daki Büyük Hukuk Bürosu’ndan hukuki destek alabilirsiniz.
Büyük Hukuk Bürosu Hakkında
Gaziantep Koluman Tower’da bulunan Büyük Hukuk Bürosu, 15 yıldan fazla deneyimi ile çeşitli hukuki alanlarda profesyonel hizmetler sunmaktadır.
Çalışma Alanlarımız
- Ticaret ve İş Hukuku
- Şirketler Hukuku
- Emlak ve Gayrimenkul Hukuku
- Aile Hukuku
- İnşaat Hukuku
- İcra ve İflas Hukuku
Diğer rehber yazılarımıza Hukuk Rehberi bölümünden ulaşabilirsiniz.
İletişim: Gaziantep Koluman Tower | E-posta: bilgi@buyukhukuk.com.tr
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; güncel kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
