Kahramanmaraş'ta deprem sonrası hasar tespiti için 3 temel adım
|

Kahramanmaraş’ta anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?

Kahramanmaraş’ta anlaşmalı boşanma davası süresi, mahkemenin iş yüküne ve tarafların usul işlemlerini takip hızına bağlı olarak genellikle tek celsede, ortalama birkaç hafta ile birkaç ay arasında sonuçlanmaktadır. Hukuk sistemimizde evlilik birliğinin hızlı, öngörülebilir ve psikolojik açıdan daha az yıpratıcı bir şekilde sona erdirilmesini sağlayan bu hukuki yol, kanunun aradığı şartların eksiksiz yerine getirilmesi durumunda taraflara büyük bir zaman tasarrufu sunar. Çekişmeli boşanma süreçlerinin yıllarca sürebilen karmaşık yapısına kıyasla, tarafların ortak iradesiyle şekillenen bu süreç, adliye koridorlarında geçirilen zamanı en aza indirmeyi hedefler.

Bu kapsamlı rehberde, evliliğini ortak bir kararla ve uzlaşma zemininde sonlandırmak isteyen kişilerin izlemesi gereken hukuki adımları, sürecin adliyede tam olarak nasıl işlediğini ve ileride hak kaybı yaşamamak adına dikkat edilmesi gereken kritik noktaları detaylarıyla ele alacağız. Özellikle taraflar arasındaki mali ve hukuki dengeleri kuran protokolün hazırlanması, mahkemeye başvuru aşamasındaki usuli zorunluluklar, duruşma günü mahkeme salonunda yaşanacaklar ve kararın nüfus kayıtlarına işlenmesine kadar geçen kesinleşme sürecine dair merak ettiğiniz tüm detayları bu yazıda bulabilirsiniz. Sürecin pürüzsüz ilerlemesi için tarafların üstlenmesi gereken hukuki sorumlulukları ve yasal hakları kapsamlı bir şekilde inceleyerek, atılacak adımların hukuki zeminini aydınlatacağız.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir ve Kanuni Şartları Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen bu dava türü, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı karinesine dayanarak, eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve varsa çocukların durumu üzerinde tam bir mutabakata vararak evliliklerini sona erdirdikleri hukuki bir kurumdur. Kanun koyucu, eşlerin özgür iradeleriyle aldıkları bu karara saygı duyarken, aynı zamanda zayıf tarafın ve çocukların korunması amacıyla süreci sıkı şekil şartlarına bağlamıştır. Bu davanın açılabilmesi ve mahkemece kabul edilebilmesi için yasada açıkça belirtilen ve hâkim tarafından resen (kendiliğinden) incelenen dört temel şartın bir arada bulunması zorunludur.

Birinci ve en önemli şart, evlilik ilişkisinin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Bu bir yıllık süre, resmi nikâhın kıyıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar ve davanın açıldığı tarihte dolmuş olmalıdır. Kanun koyucunun buradaki amacı, eşlerin anlık öfkelerle veya fevri kararlarla evliliği sonlandırmalarını engellemek ve kuruma belirli bir olgunluk süresi tanımaktır. Bir yıllık süre dolmadan açılan davalar, taraflar her konuda anlaşmış olsalar dahi mahkeme tarafından usulden reddedilecektir. Dini nikâh veya nişanlılıkta geçen süreler bu bir yıllık sürenin hesabında kesinlikle dikkate alınmaz.

İkinci şart, eşlerin mahkemeye birlikte başvurmaları veya bir eşin açtığı davayı diğer eşin açıkça kabul etmesidir. Birlikte başvuru, ortak imzalı bir dilekçe ile yapılabileceği gibi, uygulamada sıklıkla karşılaşıldığı üzere bir eşin davacı sıfatıyla dilekçe vermesi ve diğer eşin davalı sıfatıyla ilk duruşmada boşanma iradesini beyan etmesi şeklinde de gerçekleşebilir. Üçüncü şart ise hâkimin tarafları bizzat dinlemesidir. Bu aşamada avukatla temsil ediliyor olsanız dahi, duruşmaya şahsen katılmanız zorunludur. Hâkim, tarafların iradelerinin serbestçe, herhangi bir baskı veya tehdit altında kalmadan açıklandığına kanaat getirmelidir.

Dördüncü ve son şart, tarafların boşanmanın mali sonuçları (nafaka, tazminat, mal paylaşımı) ve varsa müşterek çocukların durumu (velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası) hususlarında anlaştıklarını gösteren bir protokolü mahkemeye sunmaları ve hâkimin bu düzenlemeyi uygun bulmasıdır. Hâkim, özellikle çocukların üstün yararını gözeterek protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri taraflara önerebilir. Taraflar bu değişiklikleri kabul ettikleri takdirde boşanmaya hükmolunur; aksi halde dava çekişmeli boşanma sürecine evrilir.

Kahramanmaraş’ta Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer ve Süreci Etkileyen Faktörler

Kahramanmaraş ilindeki adli süreçlerin işleyiş hızı, mahkemelerin mevcut dosya yüküne, adli takvime ve tarafların usul işlemlerini ne kadar hızlı yerine getirdiğine göre değişkenlik gösterir. Genel kural olarak, dilekçe ve protokolün mahkemeye sunulmasının ardından bir “tensip zaptı” (duruşma hazırlık tutanağı) düzenlenir ve taraflara bir duruşma günü verilir. Kahramanmaraş adliyesindeki Aile Mahkemelerinin yoğunluğuna bağlı olarak bu duruşma günü genellikle birkaç hafta ile bir ay sonrasına tayin edilmektedir. Ancak tüm belgelerin eksiksiz olması ve tarafların süreci yakından takip etmesi halinde bu süre daha da kısalabilmektedir.

Özellikle 6 Şubat depremleri sonrasında Kahramanmaraş adliyesindeki fiziksel yerleşim değişiklikleri, mahkeme binalarının durumu ve dönemsel olarak artan hukuki uyuşmazlıklar, mahkemelerin iş yükünde belirli dalgalanmalara yol açmıştır. Adalet sisteminin bu olağanüstü döneme hızla adapte olmasıyla birlikte Aile Mahkemeleri faaliyetlerini sürdürmekte olup, uzlaşmaya dayalı olan bu davalar yapıları gereği tek celsede karara bağlandıkları için mahkemeler tarafından da yargılamanın hızlandırılması ilkesi gereği öncelikli olarak ele alınabilmektedir. Depremin yarattığı zorlu koşullar altında evliliklerini sonlandırma kararı alan vatandaşlar için sürecin uzamaması büyük önem taşımaktadır.

Duruşmada boşanma kararının verilmesi, sürecin tamamen bittiği anlamına gelmez. Hâkimin duruşma tutanağına geçirdiği “boşanmalarına karar verildi” şeklindeki kısa karardan sonra, mahkemenin yasal süresi içinde gerekçeli kararı yazması beklenir. Gerekçeli karar yazıldıktan sonra taraflara tebliğ edilir. Tebligatın taraflara ulaşmasının ardından iki haftalık istinaf (itiraz) süresi başlar. Eğer taraflar bu iki haftalık süreyi beklemek istemezlerse, gerekçeli kararın tebliğinden hemen sonra mahkeme kalemine giderek “istinaf hakkından feragat ettiklerine” dair bir dilekçe verebilirler. Bu feragat işlemi, kararın anında kesinleşmesini sağlar.

Kararın kesinleşmesinin ardından mahkeme kalemi, kesinleşme şerhini düzenler ve boşanma kararını ilgili nüfus müdürlüğüne elektronik ortamda bildirir. Nüfus kayıtlarının güncellenmesi genellikle birkaç gün içinde tamamlanır ve tarafların medeni hali resmi kayıtlarda “bekâr” veya “boşanmış” olarak değişir. Kadın eş için kanundan doğan 300 günlük iddet (bekleme) süresi de kararın kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Tüm bu aşamalar titizlikle takip edildiğinde, Kahramanmaraş’ta açılan bir davanın başvuru tarihinden nüfus kaydına işlendiği tarihe kadar geçen toplam süre ortalama bir ile iki ay arasında tamamlanabilmektedir.

Dava Sürecinde İzlenmesi Gereken Adım Adım Yol Haritası

Hukuki sürecin hatasız bir şekilde yürütülmesi, davanın uzamasını veya usulden reddedilmesini engellemek için son derece kritiktir. Süreç, tarafların masaya oturup detayları konuşmasıyla başlar ve nüfus kayıtlarının güncellenmesiyle sona erer. Bu yolculukta izlenmesi gereken temel adımlar belirli bir usul hukukuna tabidir ve sırasıyla şu şekilde gerçekleşir:

  1. Hazırlık ve Protokolün İmzalanması: Sürecin ilk ve en önemli adımı, eşlerin boşanmanın tüm hukuki ve mali sonuçları üzerinde uzlaşarak bir protokol hazırlamasıdır. Bu protokol, her iki eş tarafından ıslak imza ile imzalanmalıdır. Maddelerin yoruma yer bırakmayacak kadar net ve hukuka uygun olması gerekir.
  2. Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Harçların Yatırılması: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) şartlarına uygun bir dava dilekçesi hazırlanır. Dilekçe ekine imzalı protokol ve kimlik fotokopileri eklenerek Adliye’deki Tevzi Bürosuna başvurulur. Bu aşamada vezneye gerekli başvuru harcı, peşin karar harcı ve gider avansı yatırılarak dava resmen açılmış olur.
  3. Tensip Zaptı ve Duruşma Gününün Alınması: Dava açıldıktan sonra dosya ilgili Aile Mahkemesine tevzi edilir (dağıtılır). Mahkeme hâkimi dosyayı inceler ve tensip zaptı adı verilen bir ön tutanak hazırlar. Bu tutanakla birlikte duruşma tarihi ve saati belirlenir. Taraflar bu tarihi UYAP Vatandaş Portalı üzerinden veya mahkeme kaleminden öğrenebilirler.
  4. Duruşmaya Katılım ve Beyanların Alınması: Belirlenen gün ve saatte her iki tarafın da mahkeme salonunda hazır bulunması şarttır. Hâkim, tarafların kimlik tespitini yaptıktan sonra protokoldeki imzaların kendilerine ait olup olmadığını ve boşanma iradelerinde özgür olup olmadıklarını sorar. Gerekirse protokol maddeleri üzerinde taraflardan teyit alır.
  5. Kısa Karar ve Gerekçeli Kararın Yazılması: Hâkim tarafları dinleyip protokolü hukuka uygun bulduğunda duruşmayı sonlandırır ve boşanmaya hükmettiğini kısa kararla açıklar. Duruşma sonrasında mahkeme, kararın hukuki dayanaklarını açıklayan detaylı gerekçeli kararı yazma sürecine başlar.
  6. Tebligat ve Kesinleşme Aşaması: Gerekçeli karar yazıldıktan sonra taraflara resmi olarak tebliğ edilir. Taraflar karara itiraz etmezlerse veya mahkemeye giderek istinaf kanun yolundan feragat dilekçesi verirlerse karar kesinleşir. Kesinleşme işlemi tamamlanmadan boşanma hukuken gerçekleşmiş sayılmaz.

Anlaşmalı Boşanma Davası İçin Gerekli Belgeler ve Hazırlık Aşaması

Mahkemeye başvuru aşamasında sunulacak belgelerin eksiksiz ve kanunun aradığı şekil şartlarına uygun olması, yargılamanın hızlı ilerlemesi için temel ön koşuldur. Eksik belge ile yapılan başvurular, mahkemenin eksiklikleri gidermek için taraflara süre vermesine neden olur ki bu da sürecin haftalarca uzaması anlamına gelir. Bu nedenle hazırlık aşamasında evrakların titizlikle derlenmesi gerekir.

  • Dava Dilekçesi: Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde belirtilen unsurları (mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, davanın konusu, hukuki sebepler, deliller ve sonuç talebi) taşıyan, ıslak imzalı dava dilekçesi. Dilekçede davanın Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesi uyarınca açıldığı açıkça belirtilmelidir.
  • Boşanma Protokolü: Tarafların üzerinde anlaştığı tüm hususları (velayet, nafaka, tazminat, mal paylaşımı vb.) içeren, her iki tarafça ıslak imza ile imzalanmış yazılı belge. Protokolün en az iki nüsha olarak hazırlanması ve her sayfasının paraflanması uygulamada fayda sağlar.
  • Kimlik Belgeleri: Tarafların T.C. kimlik kartlarının asılları ve okunaklı fotokopileri. Duruşma esnasında kimlik tespiti yapılacağı için asıl kimliklerin mutlaka duruşma salonunda tarafların yanında bulunması zorunludur.
  • Harç ve Masraf Makbuzları: Davanın açılabilmesi için adliye veznesine yatırılması gereken başvuru harcı, maktu karar ve ilam harcı ile tebligat ve diğer masrafları kapsayan gider avansının ödendiğini gösteren tahsilat makbuzları.

Bu belgelerle birlikte yetkili adliyenin tevzi bürosuna gidilerek dosya açtırılır. Hazırlık aşamasında psikolojik olarak da sürece hazır olmak önemlidir. Duruşma günü mahkeme salonunda yaşanacak kısa gerginlik ihtimaline karşı, tarafların kararlarından emin ve sakin bir şekilde hâkimin karşısına çıkmaları, hâkimin irade fesadı (baskı, korkutma vs.) şüphesine düşmesini engelleyecektir.

Protokol Hazırlanırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar ve Sık Yapılan Hatalar

Bir anlaşmalı boşanma davası sürecinin kalbi, tarafların imzaladığı protokoldür. Mahkeme kararı bu protokol üzerinden şekillenir ve karar kesinleştikten sonra protokol maddeleri ilam (mahkeme kararı) hükmünde olur. Bu nedenle protokolün üstünkörü, kopyala-yapıştır şablonlarla veya muğlak ifadelerle hazırlanması, ilerleyen yıllarda taraflar arasında yeni hukuki uyuşmazlıkların ve yorucu davaların doğmasına zemin hazırlar.

Öncelikle müşterek çocuk varsa velayet konusunun çok net düzenlenmesi gerekir. Çocuğun velayetinin kimde kalacağı, velayeti almayan tarafın çocukla hangi günlerde, saatlerde ve tatillerde kişisel ilişki kuracağı açıkça yazılmalıdır. “Hafta sonları görüşecektir” gibi genel bir ifade yerine, “Her ayın 1. ve 3. hafta sonu Cumartesi sabah 10:00’dan Pazar akşam 18:00’e kadar” şeklinde spesifik ve uygulanabilir bir takvim belirlenmelidir. Türk hukuk uygulamasında Yargıtay kararları ışığında “ortak velayet” düzenlemesi de mümkün hale gelmiştir; taraflar dilerlerse çocuğun bakım ve eğitim masraflarına ortak katılarak velayeti birlikte kullanma kararı da alabilirler.

Nafaka ve tazminat hususları da sıkça hata yapılan alanlardır. Çocuğun giderleri için ödenecek iştirak nafakası ile yoksulluğa düşecek eş için ödenecek yoksulluk nafakasının miktarı ve her yıl hangi oranda (örneğin TÜFE oranında) artırılacağı protokolde açıkça belirtilmelidir. “İleride karar verilecektir” veya “Şimdilik nafaka istenmemektedir ancak ileride istenebilir” gibi şarta bağlı veya belirsiz ifadeler hâkim tarafından kabul edilmez. Kanun, mali sonuçların davayla birlikte kesin olarak çözülmesini emreder.

Mal paylaşımı (edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi), boşanma davasının zorunlu bir unsuru olmamakla birlikte, tarafların bu konuyu da protokolde çözmeleri kendi menfaatlerinedir. Ev, araba, banka hesapları veya ev eşyalarının kimde kalacağı tek tek yazılmalıdır. Eğer taraflar mal paylaşımını protokolde düzenlemezlerse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi içinde ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davası açma hakları saklı kalır. Bu riski ortadan kaldırmak için, eğer taraflar kendi aralarında malları paylaşmışlarsa, protokole “Tarafların birbirlerinden mal rejiminden kaynaklı herhangi bir alacak, katkı payı veya katılma alacağı talebi kalmamıştır, birbirlerini ibra etmişlerdir” şeklinde açık bir madde eklemeleri hayati önem taşır.

Kahramanmaraş İlinde Yaşanan Bir Anlaşmalı Boşanma Davası Örneği

Sürecin daha iyi anlaşılabilmesi için Kahramanmaraş ilinde ikamet eden ve yasal şartları sağlayan kurgusal bir örnek olay üzerinden süreci inceleyelim. Beş yıldır evli olan ve bir müşterek çocukları bulunan taraflar, evliliklerini sonlandırma kararı alırlar. Özellikle 6 Şubat depremleri sonrasında yaşadıkları ağır stres ve değişen yaşam koşulları, evlilik birliğinin sürdürülmesini ikisi için de çekilmez hale getirmiştir. Taraflar, çekişmeli bir davanın yaratacağı ilave psikolojik ve maddi yükten kaçınmak amacıyla uzlaşma yolunu seçerler.

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde kiralık bir dairede yaşayan çift, öncelikle kendi aralarında bir protokol hazırlar. Protokolde, dört yaşındaki çocuklarının velayetinin anneye verilmesi, babanın çocuk için aylık belirli bir miktar iştirak nafakası ödemesi ve her ayın belirli hafta sonları ile dini bayramların ikinci günü çocukla kişisel ilişki kurması kararlaştırılır. Ayrıca, depremde hafif hasar gören ancak kullanıma uygun durumda olan müşterek araçlarının mülkiyetinin babada kalması, evdeki tüm beyaz eşya ve mobilyaların ise annede kalması hususunda mutabık kalırlar. Birbirlerinden yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talepleri olmadığını da protokole açıkça yazarlar.

Hazırladıkları dilekçe ve imzalı protokol ile Kahramanmaraş Adliyesi Nöbetçi Aile Mahkemesi’ne başvururlar. Gerekli harçları yatırdıktan sonra dosyaları ilgili mahkemeye tevzi edilir ve kendilerine yaklaşık üç hafta sonrası için duruşma günü verilir. Duruşma günü her ikisi de mahkeme salonunda hazır bulunur. Hâkim, tarafların kimliklerini kontrol ettikten sonra protokoldeki imzaların kendilerine ait olup olmadığını ve boşanmak isteyip istemediklerini sorar. Her iki tarafın da “Evet, kendi özgür irademle boşanmak istiyorum, protokol şartlarını kabul ediyorum” şeklindeki sözlü beyanlarının ardından hâkim, protokolü uygun bularak davanın kabulüne ve tarafların boşanmalarına karar verir. Duruşma sonrasında yazılan gerekçeli kararı tebliğ alan taraflar, adliyeye giderek istinaf kanun yolundan feragat ettiklerine dair dilekçe sunarlar ve karar aynı gün kesinleşerek ilgili nüfus müdürlüğüne bildirilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Yargılama Giderleri

Türk hukuk sisteminde aile hukukundan doğan dava ve işlere bakmakla görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Eğer bulunulan ilçede ayrı bir Aile Mahkemesi kurulmamışsa, bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi “Aile Mahkemesi sıfatıyla” bakar. Ancak Kahramanmaraş merkez adliyesinde müstakil Aile Mahkemeleri görev yapmaktadır. Davanın yanlış görevli mahkemede (örneğin Sulh Hukuk Mahkemesinde) açılması, davanın usulden reddine ve zaman kaybına yol açar.

Yetkili mahkeme ise davanın coğrafi olarak hangi yerdeki adliyede açılacağını belirler. Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Ancak bu dava türünde taraflar arasında tam bir uzlaşma olduğundan ve yetki itirazı (ilk itiraz) taraflarca ileri sürülmeyeceğinden, dava teorik olarak Türkiye’nin herhangi bir yerindeki Aile Mahkemesinde de açılabilir. Yine de sürecin takibinin kolay olması ve duruşmaya katılım zorunluluğu göz önüne alındığında, tarafların ikamet ettikleri yerdeki adliyeyi tercih etmeleri en makul olandır.

Yargılama giderleri ise her yıl Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliği ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesine göre belirlenmektedir. Dava açılırken maktu (sabit) başvuru harcı, peşin karar ve ilam harcı ile tebligat, posta ve diğer masraflar için gider avansı yatırılır. Bu dava türünde keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık dinletilmesi gibi usuli işlemler yapılmadığı için yargılama masrafları oldukça düşüktür. Kararın kesinleşmesinin ardından, dava açılırken yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının kalan kısmı, mahkeme veznesi tarafından ilgili tarafa iade edilir.

Dava Aşaması Kısa Açıklama ve Yapılacak İşlem Sürece Tahmini Etkisi
1. Protokol Hazırlığı Mali sonuçlar ve çocuklar üzerinde uzlaşma sağlanıp metne dökülmesi. Tarafların uzlaşma hızına bağlıdır.
2. Dava Açılışı Dilekçe ve protokolün mahkemeye sunulup harçların vezneye ödenmesi. Aynı gün içinde tamamlanır.
3. Duruşma Bekleme Mahkemenin tensip zaptı düzenleyerek duruşma tarihi vermesi. Ortalama 2 ila 4 hafta arası sürer.
4. Duruşma Günü Tarafların hâkim huzurunda bizzat boşanma iradelerini açıklaması. Tek celsede, yaklaşık 10-15 dakika sürer.
5. Gerekçeli Karar Hâkimin kısa kararını hukuki gerekçelerle yazılı hale getirmesi. Genellikle duruşmadan sonraki 1-3 hafta içindedir.
6. Kesinleşme İşlemi Kararın tebliği sonrası istinaftan feragat edilmesi veya sürenin dolması. Feragat verilirse hemen, beklenirse tebliğden 2 hafta sonra.

Sıkça Sorulan Sorular

Duruşmaya bizzat gitmek zorunlu mu, avukatım benim yerime katılabilir mi?

Evet, duruşmaya bizzat katılmanız kanuni bir zorunluluktur. Avukatınız sizi temsil etse ve yanınızda bulunsa dahi, Türk Medeni Kanunu gereği hâkimin tarafları bizzat dinleyip iradelerinin serbest olduğunu kendi gözleriyle görmesi ve tutanağa geçirmesi şarttır.

Bir yıllık evlilik süresi dolmadan anlaşmalı olarak boşanmak mümkün müdür?

Hayır, kanunun aradığı bir yıllık süre kesin bir dava şartıdır ve bu süre dolmadan uzlaşma yoluyla boşanmak mümkün değildir. Bu durumda dava ancak çekişmeli boşanma davası olarak açılabilir; taraflar iddialarını delillerle ispatlamak zorunda kalır.

İmzaladığım protokolden duruşma öncesinde veya duruşma sırasında vazgeçebilir miyim?

Evet, protokol mahkeme tarafından onaylanıp karar verilene kadar tarafları bağlamaz. Duruşma öncesinde veya doğrudan hâkim huzurunda protokolden vazgeçtiğinizi beyan ederseniz, dava yasal olarak çekişmeli boşanma davasına dönüşür ve yargılama o yönde devam eder.

Çocuğun velayetini ortak olarak almamız yasal olarak mümkün müdür?

Türk hukukunda geçmişte sadece tek tarafa velayet verilmekteyken, güncel Yargıtay içtihatları ve uluslararası sözleşmeler doğrultusunda artık ortak velayet düzenlemesi mümkündür. Ancak bunun için tarafların çocuğun bakımı, eğitimi ve masrafları konusunda tam bir uyum içinde olduklarını protokole yansıtmaları ve hâkimin de bu durumu çocuğun üstün yararına uygun bulması gerekir.

Karar kesinleştikten yıllar sonra ödediğim veya aldığım nafakaya itiraz edebilir miyim?

Boşanma kesinleştikten sonra tarafların mali durumlarında veya paranın alım gücünde olağanüstü değişiklikler olursa (örneğin işsiz kalma, ağır hastalık, yüksek enflasyon), “nafakanın uyarlanması, artırılması veya kaldırılması” talebiyle yeni ve ayrı bir dava açılması her zaman mümkündür.

Sonuç

Evlilik birliğinin sonlandırılması, taraflar için her zaman zorlu ve duygusal bir süreç olsa da, anlaşmalı boşanma davası bu sürecin hukuki zeminini en hızlı, en medeni ve en az yıpratıcı şekilde inşa eden yoldur. Yazımızda detaylandırdığımız üzere, kanunun aradığı bir yıllık süre şartının sağlanması, hâkim huzurunda bizzat bulunulması ve her şeyden önemlisi hak kayıplarına yol açmayacak, açık, net ve hukuka uygun bir boşanma protokolünün hazırlanması sürecin temel taşlarıdır. Basit gibi görünen bir kelime hatasının veya eksik bırakılan bir cümlenin, gelecekte yıllarca sürecek mal rejimi veya velayet davalarına kapı aralayabileceği asla akıldan çıkarılmamalıdır.

Bu sebeple, hukuki terimlerin ve usul kurallarının katı bir şekilde uygulandığı adliye koridorlarında kendi başınıza hareket etmek yerine, sürecin başından sonuna kadar hukuki bir rehberlik almak, telafisi güç zararların önüne geçecektir. Avukatlar Türkiye’nin her ilindeki dosyaları takip edebildiğinden, Kahramanmaraş ilindeki bu tür uyuşmazlıklarda Gaziantep Koluman Tower’daki Büyük Hukuk Bürosu’ndan da hukuki destek alınabilir.


Büyük Hukuk Bürosu Hakkında

Gaziantep Koluman Tower’da bulunan Büyük Hukuk Bürosu, 15 yıldan fazla deneyimi ile çeşitli hukuki alanlarda profesyonel hizmetler sunmaktadır.

Çalışma Alanlarımız

  • Ticaret ve İş Hukuku
  • Şirketler Hukuku
  • Emlak ve Gayrimenkul Hukuku
  • Aile Hukuku
  • İnşaat Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku

Diğer rehber yazılarımıza Hukuk Rehberi bölümünden ulaşabilirsiniz.

İletişim: Gaziantep Koluman Tower | E-posta: bilgi@buyukhukuk.com.tr

Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; güncel kanun metinlerine mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir